Varlıklı Ruslar Türkiye'ye yönelince turizmde 37 milyar dolar hedefine yaklaşıldı

Türkiye’nin yabancı ziyaretçi sayısı temmuzda 6,67 milyonla pandemi öncesi seviyeyi geride bırakırken hükümetin cari fazla odaklı ekonomi politikası açısından kritik öneme sahip turizm sektöründe kısa süre önce yukarı doğru güncellenen yıl sonu hedeflerine ulaşılabileceği sinyalini verdi.

Fotoğraf: DHA

Kültür ve Turizm Bakanlığı geçen ay, yıl sonu hedeflerini yukarı doğru revize ederek turist hedefini 47 milyona, turizm geliri hedefini de 37 milyar dolara yükseltti.

Turizm sektörü için iyi geçen temmuzun ardından ağustosun da iyi gittiğini belirten Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Bülent Bülbüloğlu, “Bakanlığın koyduğu hedef yakalanacak gibi gözüküyor, veriler de şu an onu gösteriyor. Eylül, ekim ve kasımda kaynak pazarlardan gelecek uçak sayısına, alınan slotlara ve koltuk sayısına baktığımız zaman bu sayıları yakalayacak gibi görünüyoruz” dedi.

Turizm Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı temmuzda yüzde 52,8 artışla 6,67 milyon kişi oldu. Ocak-temmuz dönemindeyse yabancı ziyaretçi sayısı yüzde 128,3 artışla 23,03 milyon oldu.

Batı’ya gidemeyen Rus, Türkiye’ye geldi

Alman, Britanyalı ve Rus turistlerin yeniden güçlü bir şekilde pazarda yer aldığını belirten Bülbüloğlu, buna ek olarak daha önce başka pazarları tercih eden varlıklı Rus turistlerin de Türkiye’ye yöneldiğini, bunun da turizm gelirlerine katkı sağladığını belirtti.

Bülbüloğlu şöyle konuştu: “Diğer Avrupa ülkelerine gidecek Ruslar da Batı’nın uyguladığı uçuş yasağı sorunu nedeniyle Türkiye’ye yöneldi. Özellikle Antalya’daki müşteri profili geçen senelere göre daha nitelikli, daha varlıklı. Özellikle lüks segmentteki oteller sezonu oldukça verimli geçiriyor. Bunun kaynağı da İtalya, Fransa, İspanya ya da Yunanistan’a gidemeyen paralı Rus turistler.”

En çok ziyaretçi Almanya’dan

Temmuzda Türkiye’ye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında Almanya 962 bin üç kişiyle ilk sırada yer alırken bunu 741 bin 419 kişiyle Rusya, 545 bin 973 kişiyle Britanya izledi.

İlk yedi aylık dönemdeyse 2,99 milyon kişiyle Almanya ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi 2,2 milyonla Rusya, 1,8 milyonla Britanya izledi.

Reuters’a bilgi veren bir ekonomi yetkilisi, Merkez Bankası’nın temmuzun son haftasıyla ağustosun ilk iki haftasında brüt rezervlerinin 15 milyar dolar arttığını hatırlatarak, “Turizm çok kuvvetli. Sağlık turizmi gibi alanlarda döviz girişleri yüksek. İhracattan ve reeskont dönüşleri gibi etkenler de kuvvetli. Bunlar mevcut politikaları destekleyen önemli unsurlar” diye konuştu.

Sezon, kasıma uzayabilir

Innvista Hotels Belek Genel Müdürü Ülkay Atmaca, “Antalya’da hemen hemen her yer dolu, doluluklar gayet yüksek seviyede. Her geçen gün özellikle Rus turist sayısı artıyor. Şu anda Antalya’ya Rusya’dan günde ortalama 80’e yakın uçak iniyor. Bu sayı daha da artacak” dedi.

Atmaca, eylül ve ekim için de görünümün kuvvetli olduğunu belirterek sezonun kasıma uzamasını beklediklerini söyledi.

Atmaca, “Antalya şu an 2021’den çok daha iyi. Hem doluluklar çok yüksek, hem de sezon uzayacak gibi görünüyor. Kendi tesisimde şu an 2019’un da üzerindeyim; hem doluluk, hem satış anlamında” dedi.

‘Türkiye cennet’

Öte yandan TL’deki değer kaybı da yabancıların Türkiye’ye ilgisini artırmaya devam ediyor.

Dolar/TL 18’in üzerinde tarihi zirvelerine yakın seyrederken, TL’deki yılbaşından beri kayıp yüzde 27’ye ulaştı. TL geçen yıl da yüzde 40 üzeri değer kaybetmişti.

TÜROFED’den Bülbüloğlu, “Türkiye diğer pazarlardaki fiyat rekabetinde iyi yerde. Oradan bakınca Türkiye fiyatlarıyla da cennet gibi ülke” dedi.

Turizm, Erdoğan hükümeti için önemli

MB’nin rezervleri tarihin en düşük seviyelerde seyrederken hükümetin cari açığın kapatılmasını öncelikleyen ekonomi planı için ihracat ve turizm gelirlerinin yarattığı döviz girdisi kilit bir öneme sahip.

Erdoğan hükümeti önce cari fazla vermeyi, sonrasında resmi olarak yüzde 80’e ulaşan enflasyonu da yaratılan kalıcı döviz dengesiyle aşağı çekmeyi hedefliyor. Bu politikada büyüme önceliklenirken enflasyondaki yükselişe karşı faiz politikası bir sıkılaştırma aracı olarak kullanılmıyor.