Çalışma saatlerinin azaltılması, tarih boyunca işçi sınıfı ve onun örgütlü güçleri ile burjuvazi ve onun hizmetindeki hükümetler arasındaki temel mücadele alanlarından birisi oldu. İşçiler, özellikle sendikaları aracılığı ile yaptıkları toplu pazarlık görüşmelerinde, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması, çalışma yaşamının insanileştirilmesi, işçinin iş dışında kişiliğini geliştirmesine olanak tanınması ve ekonomik durgunluk döneminde işsizliğin artmasının engellenmesi gibi nedenlerle haftalık ve günlük çalışma saatlerinin azaltılması taleplerini ileri sürdüler.
Çalışma sürelerinin azaltılmasını haklı gösteren birden çok neden sayılabilir. Uzun çalışma süresi işçinin sağlığını bozduğu gibi, onun zihnen ve fiziki gelişimini de engelleyen bir faktör. Çalışma psikolojisi açısından bakıldığında da çalışma saatlerinin azaltılması gerekiyor. Yapılan saha araştırmaları, işçilerin verimli çalışmasının çalışma saatlerinin uzunluğu ile ters orantılı olduğunu gösteriyor. Son yıllarda iş cinayetlerinde görülen artışın bir nedeni de uzun çalışma saatleri nedeniyle oluşan dikkat kaybı. Çalışma saatlerinin azaltılması mevcut işin çalışanlarla işsizler arasında daha iyi bölünmesini sağlaması ve işsiz sayısının azaltılması yönündeki istihdam politikalarını güçlendirmesi açısından ayrı bir önem taşıyor.