Kavala: Savcılık Barkey'le yemek yiyenin ben olmadığımı biliyordu

Gezi davasında ağırlaştırılmış müebbet cezası verilen Osman Kavala, kendisine yöneltilen suçlamalardan birinin eski ABD Dışişleri Bakanlığı çalışanı Henri Barkey tarafından yalanmasına ilişkin “Savcılık bu gerçeği baştan beri gayet iyi biliyordu” dedi.

Fotoğraf: Anadolu Kültür

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Gezi eylemlerinden itibaren ‘Türkiye’nin Soros’u’ diye hedef gösterdiği işadamı ve insan hakları aktivisti Kavala, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin hak ihlali kararına rağmen, 17 Ekim 2017’de gözaltına alındığından bu yana 1742 gündür hapiste.

Kavala’nın, ‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’ten yürütülen soruşturmada hakkında tahliye kararı verildikten hemen sonra 15 Temmuz darbe girişimi bağlamında ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’ten tekrar tutuklandığı Şubat 2020’deki kararda, Kavala’nın 27 Haziran 2016’da İstanbul’un Şişli ilçesindeki ofisinde, 30 Haziran 2016’da da Diyarbakır’da ve 18 Temmuz 2016’da İstanbul’un Karaköy semtindeki bir restoranda Barkey ile bir araya geldiği belirtilmişti.

Daha önce bu iddiaları yalanlayan Barkey, Twitter’da hafta sonu yayımladığı bir açıklamada o gece gazeteci Aslı Aydıntaşbaş’la görüştüğünü ve Kavala’yla tesadüfen karşılaşmasının komploya çevrildiğini belirtmişti. Açıklamada ismi geçen gazeteci Aydıntaşbaş’sa şimdiye kadar Kavala’nın bilgisi dahilinde sustuğunu söylemişti.

‘Emniyet de ulaşmıştı’

Kavala, bu tartışmaların ardından sitesinde yayımladığı açıklamadaHenri Barkey, Karaköy lokantasında kendisiyle yemek yiyen kişinin ben olmadığımı açıkladı. Savcılık bu gerçeği baştan beri gayet iyi biliyordu” dedi.

Emniyetin de lokantadaki araştırmasında, o akşam kimlerin hangi masalarda oturduğu bilgisine ulaştığını kaydeden Kavala, şunları kaydetti:

*Emniyet’teki sorgumda da bu durum teyit edilmişti. ‘Gezi olaylarını organize etmek’ ve ’15 Temmuz darbe girişimine katılmak’ suçlamalarıyla karşılaştığım sorgulama sırasında, Barkey ile lokantada sadece selamlaşmış ve ayaküstü konuşmuş olmamdan söz edilmişti ve bu, aramızda temas olduğunun delili olarak gösterilmişti. Ancak, Gezi davasının beraatle sonuçlanmasından sonra hazırlanan, benim Barkey ile 15 Temmuz darbe girişimini organize ettiğimi ve casusluk faaliyetlerinde bulunduğumu içeren ikinci iddianamede, bu olay planlı bir buluşma ve bir görüşme olarak değiştirildi.

*Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, Türkiye’nin Mahkeme’nin önceki kararına uyma yükümlülüğünü yerine getirmediğine hükmettiği son kararında, ek tespitlerde bulunan iki yargıç, aynı olayın farklı biçimde anlatılmasını tutukluluğumun sürdürülmesini haklı gösterme çabasına örnek olarak değerlendirdiler.

*Gezi davasında verilen beraat kararları bozulduktan ve iktidarın istediği türden cezalar verildikten sonra, ne pahasına olursa olsun tutukluluğumu devam ettirmek için hazırlanmış olan bu düzmece casusluk suçlamasına gerek kalmadı.

*Hukuksuz yargılamalar, siyasi etki altında olan savcıların olguları saklama, tahrif etme, komplo teorilerine göre anlamlandırma yöntemleriyle hazırladıkları iddianameler üzerinden yürütülmektedir.

*Karaköy lokantasında Henri Barkey ile yemek yediğim iddiası bu davranışın küçük ama oldukça aydınlatıcı bir örneğidir.

Osman Kavala 1742 gündür hapiste

Barkey: Kavala’yla tesadüfen karşılaşmayı komploya çevirdiler