Gezi eylemlerinin dokuzuncu yıldönümü nedeniyle İstanbul Beyoğlu’nda düzenlenen toplantıya polisin müdahalesi sonucu gözaltına alınan 170 kişiden 166’sı serbest bırakılırken, dört kişinin bugün adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. Serbest bırakılanlar arasında altı gazeteci de var.
Dün Taksim Dayanışması’nın çağrısıyla TMMOB Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi önünde toplanan kitle yürümek isteyince polis müdahale etmişti. Gece boyu süren müdahaleler sonucu altısı gazeteci toplamda 170 kişi gözaltına alınıp İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülmüştü.
‘İşkence gördüler’
Gözaltındakiler, sağlık muayeneleri ve ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, dört kişinin polise mukavemet gerekçesiyle savcılığa sevk edilmesi bekleniyor. Gözaltına alınanların avukatları sabah saatlerindeki açıklamalarında, müvekkillerinden bazılarının ifade alma işlemleri sırasında işkenceye maruz kaldığını söyledi.
Avukatlar adına konuşan Ezgi Önalan, şunları söyledi: ”İçeride gördüğüm tablo, müvekkillerimizin, daha önce, o odaya alınmadan önce üzerlerinde ufak tefek yırtıklar vardı. Yüzlerinde, boyunlarında darp izleri vardı ancak benim odaya girdiğim zaman tamamen üstleri yırtılmış, parçalanmış haldeydi. Yüzlerinde, alınlarında ve gözlerinin yanında şişlikler, darp izi vardı. Biz, bunları görüntüledik. Bunları kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Biz ifadedeyken, avukatlar olarak buradayken hemen yan odamızda işkenceye devam ettiler. Ardından bu işkenceciler, bizim aramızda yürüyüp ifade almaya devam etmeye çalıştılar.”
‘Sana göstereceğiz biz gazeteciliği’
Gözaltına alınan Evrensel muhabiri Meltem Akyol, BirGün muhabiri Gökay Başcan, Halk TV muhabiri Ozan Demiriz ve Flaş TV’den Dilan Polat, Sevda Doğan ve Derin Aydoğdu serbest bırakıldı.
Evrensel’in aktardığına göre, gazeteci Meltem Akyol Emniyet ifadesinde şunları söyledi: ”Boynumda fotoğraf makinem olmasına rağmen polisler tekmeler ve kalkanlarla bizi sıkıştırmaya başladı. Geri dönüp bu muamelelerini kaydetmek istediğimde beni ittiler ve telefonumu yere attılar ve üzerine bastılar. Telefonumu almak için eğildiğimde darbeler devam etti. Tam koridorun çıkma noktasına geldiğimde iki polis kolumdan tutarak gözaltına alınacağımı söyledi. Hem başıma hem de kollarıma vurmaya devam ettiler. Bağırarak gazeteci olduğumu ifade ettiğimde de, ‘Sen benim gazetecim değildin’ dedi. Hemen arkamda duran sivil giyimli polis de ‘Sana göstereceğiz biz gazeteciliği’ dedi. Ters kelepçe takılarak gözaltına alındım. Hastaneye gidene kadar gözaltı aracında ters kelepçe ile bekletildim. Muayeneye kadar gazeteci olmamı söylememe rağmen ters kelepçeyle tutuldum, araçtan o şekilde indirildim. Yaklaşık 12 saattir de hukuksuz bir şekilde gözaltında tutuluyorum. Mesleğimi yapma hakkım ve basın özgürlüğüm kısıtlandığı için bana karşı suç işlenmiştir. Ayrıca beni bu şekilde gözaltına alan polislerden şikayetçiyim.”
Eylem sırasında Halk TV muhabiri Erdinç Yılmaz ve TELE1 muhabiri Engin Açar polis tarafından darbedilmişti. AFP foto muhabiri Bülent Kılıç ve Hayri Tunç’a da yakın mesafeden biber gazı sıkılmıştı.
TGS suç duyurusunda bulunacak
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) eylemde gazetecileri darp eden, gözaltına alan ve emri veren kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
Sendikadan yapılan açıklamada, şöyle denildi: ”Gezi 9 yaşında eylemlerinde meslektaşlarımızı darp eden, ters kelepçe ile gözaltına alan, emri veren ve uygulayan tüm kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz. Gazetecilik engellenemez.”
https://twitter.com/TGS_org_tr/status/1531967759193518080?s=20&t=FAPDhQ5pnYNZYAPgD-M-vA