CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kendisini hapisle tehdit eden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye sert çıktı: “Sizin feriştahınız gelse bize diz çöktüremez.”
Kılıçdaroğlu ayrıca Suriye’ye sınır ötesi harekat planlayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a seslendi: “Sınır ötesi operasyon yapacağım diyor şimdi senin oğlun var, dünya kadar milyonları var. Ok atmakla da çok becerikli, onu gönder. Şehitler geliyor biliyoruz senin çocukların ise milyon dolarla oynuyorlar. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunmak benim boynumun borcu.”

Bahçeli, Kılıçdaroğlu’nu ”Terörist Demirtaş’ın hasretini çekiyorsan, ‘Kavala olmadan yaşayamam’ diyorsan biraz daha devam et. Sonunda kanun yoluyla onların koğuşundaki boş bir ranzaya sende kapağını atarsın” sözleriyle hedef aldı.
Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında adalet ve liyakat vurgusu yaparken, son günlerde partisine ve partililere yönelik gelişen ‘baskılar’ için dik duruş mesajı verdi.
Ankara’nın Çubuk ilçesinde linç girişimi davasında saldırganlara verilen cezaların ertelenmesinin ardından konuşan Kılıçdaroğlu, “Baskı, şiddet kimden gelirse gelsin asla boyun eğmeyeceğiz. Bölmek, ayrıştırmak, kutuplaştırmak, kavga istiyorlar inadına barış diyeceğiz” dedi. Devlet yönetiminin sorumluluk gerektirdiğini belirterek, adaletin önemine dikkat çekti.
Kılıçdaroğlu, partisinin geçtiğimiz hafta Van’da belediye başkanlarıyla gerçekleştirilen toplantılardan ve ziyaretlerden izlenimlerini paylaştı.
Van’da kendisine iletilen şikayetler arasında seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyımlar atanmasının olduğunu söyledi. Ayrıca HDP’nin önceki dönem eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın bölgede sevildiğini aktardı. Kılıçdaroğlu şunları kaydetti:
“Selahattin beyin çok sevildiğini gördüm. Haksız, adaletsiz uygulamalardan şikâyet ediliyor. Ben de bu kürsüden defalarca şikâyet ettim. Bir kişi adaletsizlikle karşı karşıyaysa ona sahip çıkmak insani görevimizdir, politik değil. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Mahkeme kararlarını uygulamıyorlar, AİHM kararlarını uygulamıyorlar. Osman Kavala’dan da Selahattin Demirtaş’tan da Harp okulu öğrencilerinin de hakkını, hukukunu savunmak istiyorsanız bize katılacaksınız.”
‘Ben Bahçeli değilim’
Kılıçdaroğlu “Ben Bahçeli değilim” dedi ve ekledi: “Birisi beni hapse göndermekle tehdit etmiş. Sizin feriştahınız gelse bize diz çöktüremez. Siz kimsiniz ya! Eğer biz hapislerden korksaydık bu kadar cesur olmazdık, sizin gibi olurduk.” CHP lideri tükürdüğünü yalamadığını ve korkmadığını da sözlerine ekledi.
Cezasının onanmasının ardından bugün Silivri Cezaevi’ne gönderilen CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nu destek çıktı. Kaftancıoğlu’nun moralinin iyi olduğunu belirterek, “Ne yaparlarsa yapsınlar asla ve asla onurumuzdan ödün vermeyeceğiz. Vermeyenlerden birisi de CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu için de siyasi yasak istenen mahkemenin yarın görüleceğini hatırlattı. İktidarın İstanbul’u kaybettiğine hala inanmadığını belirterek, “Arkasında milyonlar vardır. Arkadaşlarımızın arkasındayız. Dik ve onurlu duruşları bizi mutlu eden en önemli tavırdır” dedi.
TURKEN Vakfı’na ilişkin açıklamaları nedeniyle Erdoğan’ın kendisine dava açmasını da eleştirdi. Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a “Gönderen çocukların, parayı alan çocukların. Parayı ABD’ye bildiriyorsun, biz bilmiyoruz. Beni dava edip alacağı parayı da bunlara bağışlayacakmış. Bu adamda akıl da yok” dedi. Davayla TÜRGEV, TÜGVA gibi vakıfların mal varlıklarının ortaya çıkacağını söyledi.
Kılıçdaroğlu, Kuzey Suriye’ye olası askeri harekat için de Erdoğan’a “Senin de oğlun var, onu da gönder” dedi.
Kılıçdaroğlu şunları söyledi:
* Yabancı asker istemiyoruz ülkemizde. Vay efendim bunu nasıl söylersin diyorlar. Bu topraklarda yabancı asker postalı istemiyoruz kardeşim. Ben Bahçeli değilim. Gitti tezkereye evet verdi, terörle mücadelede yabancı askerler Türkiye’ye davet edilebilir diye oy verdi. Ben öyle değilim, ben gerçek Milliyetçiyim, ülkücüyüm, gerçekten ülkemi seviyorum.
* ‘Kılıçdaroğlu şöyle böyle’ diye bize ders vermeye kalkıyorlar. Ya sen daha düne kadar zorba hakkında tek cümle yazmadın bize ayar vermeye kalkıyor, gazeteci olduklarını söylüyorlar. Dün ne olduklarını biliyorduk, bugünde biliyoruz. Kalemini satmadığı için işinden olan gazeteciler var. Onların eleştirileri benim başımın üstüne. Eğer varsa görüş ayrılığımız saygıyla karşılarım.
* Çocuklarına vakıf kurdurmuş malum. Alıyor parayı buradan oraya, orada efendim öğrencilere yurt yapacak. Nerede? Manhattan’da. ABD’nin en pahalı yeri. Öğrenci yurdu… Bizim de buna inanacağımızı sanıyor. Sen aklını peynir ekmekle mi yedin kardeşim?
* Çiftlik aldın. Ne yapacaksın çiftlikte? Çiftliği niye aldın yok tık yok, gökdeleni Manhattan’a neden kurdun tık yok. Kılıçdaroğlu’nu mahkemeye vereceksin, yapacağın başka bir şey yok ki. Hâkim tayin edeceksin, Kılıçdaroğlu’nu mahkum edecek. Önemli olan milletin vicdanında aklanmaktır.
* Sen aldığın paraları alıyorsun, ‘Bunları tekrar TÜRGEV’e, Ensar’a vereceğim’ diyor. Tekrar ABD’ye gönderecekler kim bilir ne yapacaklar… Gökdelen yaptırıyorsun, çiftlikler alıyorsun. Gönderdiğin parayı ABD’lilere bildiriyorsun ama biz bilmiyoruz. Biz ABD’lilerin resmi kuruluşları var onların internet sitesinden öğreniyoruz.
* Ben herhangi bir kuruluşa yardım yaptığımda bunu açıklarım, gurur duyarım. Bunlara yardım yapanların kimliği gizli, başka bir şey var. Şimdi dava açmış, çok teşekkür ederim. Ben bu TÜRGEV’in, Ensar’ın mal varlıklarını, bağışlarını, kimlerden aldıklarını mahkemeye isteyeceğim ve Türkiye bunları öğrenecek.