Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, başta ABD olmak üzere Gezi Parkı davasında verilen mahkumiyet kararlarını eleştiren ülkelere sert çıktı.

Gezi Parkı eylemlerini finanse ve organize etmekle suçlanan sanıkların yargılandığı davada işadamı Osman Kavala’ya ağırlaştırılmış müebbet, yedi sanığa 18’er yıl hapis cezası verilmişti. Yedi sanığın tutuklanmasına da hükmedilmişti.
AA’nın haberine göre Bozdağ eleştirilere yanıt verdi.
‘Saygısızca tepkiler’
Adalet bakanı, şöyle konuştu: “Maalesef dün açıklanan mahkeme kararından sonra bir hukuk devletinde olması gereken tepkilerin dışında çok saygısızca tepkilere de şahit olduk. Bir yandan sayın cumhurbaşkanımızı, öte yandan mahkemeyi ve kararı veren hakimleri tehdit eden, hem yargıya hem cumhurbaşkanımıza hem hakimlere hakaret eden, dil uzatan ifadelere tanık olduk. Buradan, sayın cumhurbaşkanımıza, yargıya ve görev yapan hakimlere dil uzatanları, el sallayanları, ant içenleri, tehdit eden herkesi kınıyorum. Türkiye’de kararlar beklendiği gibi çıkınca ‘Ankara’da mahkemeler var, hakimler var’ veya beklentiye uygun kararlar çıkmayınca ‘Hakimler, mahkemeler emir ve talimatla karar veriyor’ diye mahkeme ve hakimleri suçlamak ya da kararları beklentiye, siyasi taraftarlığa göre değerlendirmek hukuk devleti ile bağdaşmayan bir uygulama olarak ortaya çıkıyor.
‘Yasalarımız belli’
Maalesef bugün pek çok siyasi, siyasi beklentilerine göre kararları değerlendiriyor. Dünkü olayda onu bir kez daha görmüş olduk. Buradan herkesi hukuk devletinin asgari gereklerine saygı duymaya davet ediyorum. Hukuk nasıl işleyecekse yasalarımızda bellidir. Öyle işliyor ve öyle de işlemeye devam edecektir. Beklentilerine göre mahkemede devam eden bir yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmek kabul edilebilir bir şey değildir.”
Daha önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kavala davasına yönelik bir tweet atarak, zımni olarak adeta mahkemeye nasıl karar vereceği konusunda tavsiye ve telkinde bulunduğunu savunan Bozdağ, Kılıçdaroğlu’nun beklendiği gibi karar çıkmadığındaysa nasıl suçlayacağına yönelik ifadeler kullandığını anlattı.
Bozdağ, şöyle devam etti: “Bir yandan ‘Yargı bağımsızlığı’ diyeceğiz, bir yandan ‘Hukuk devleti’ diyeceğiz, bir yandan ‘Demokrasi’ diyeceğiz, bir yandan ‘Milli irade’ diyeceğiz, öte yandan da yargıya karşı ve yargı kararlarına karşı ölçüsüz bir şekilde dil uzatacağız ve bu kararları verenlere hakaret edeceğiz, tehdit edeceğiz. Onların kabul edilebilir bir yönü yoktur.”
‘Onlar kendi işine baksın’
“ABD Dışişleri Bakanlığı bu kararı ‘hayal kırıklığı’ olarak nitelendirdi. Almanya da Osman Kavala’nın serbest bırakılmasını istedi. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusu üzerine Bozdağ, hiçbir ülkenin egemen ve bağımsız bir ülke olan Türkiye’nin iç işlerine karışma hakkı bulunmadığını vurguladı.
Türk yargısının bağımsız olduğunu, Türk milleti adına yargılama yaptığını ve karar verdiğini aktaran Bozdağ, “Ne ABD’nin ne de başka bir ülkenin Türkiye’nin yargılamasıyla ilgili söz söylemeye hakkı yoktur. Onlar kendi işine baksınlar. Amerika kendi hukuk sistemine baksın, Almanya kendi hukuk sistemine baksın. Kendi işlerine baksınlar. Türkiye’nin iç işlerine karışmak Amerika’ya da Almanya’ya da düşmez. Türk yargısı dışarıdan bakanların veya başka ülke liderlerinin veya yöneticilerinin değerlendirmelerine göre karar vermez” dedi.
‘Mahkemelere hakaret’
“CHP’li Özgür Özel, ‘Erdoğan mahkum olacaktır’ dedi. Bugün de CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bunu kurgulanmış bir karar olarak nitelendirdi. Bu konuda neler söylemek istersiniz” sorusuna karşılık Bozdağ, mahkemelere ‘kurgulanmış’ demenin, beklenti dışında kararlar verildiğinde, bunlara ‘talimatla alınmış kararlar’ demenin hem mahkemelere hem de hakimlere açık şekilde hakaret olduğunu söyledi.
Bozdağ, şunları kaydetti: “Sayın cumhurbaşkanımıza karşı CHP’li kimi yetkililerin el sallayan, dil uzatan, ant içen yaklaşımlarını haddini bilmezlik olarak görüyorum, herkes haddini bilmeli. Bu ülkenin Cumhurbaşkanına haddini bildirmeye kalkışanları çok gördük. Sayın cumhurbaşkanımız siyasi hayatı boyunca kendisine nice el sallayan, nice parmak kaldıran, nice tuzak kuran, nice hesap yapan, nice oyun oynayan herkesi aşa aşa buraya geldi.”
‘Had bildirmeye hadleri yok’
Erdoğan’ın mücadelesinin milletle birlikte verilen bir mücadele olduğunu belirten Bozdağ, “Had bildirmek isteyen herkese geçmişe dönük baktığınızda 15 seçimde sandıkta haddini bildiren bir cumhurbaşkanımız var. Dünyanın dört bir yanında böylesi büyük bir mücadeleyi vermiş çok az lider vardır. O yüzden Özgür Özel veya başkaları esas haddini bilmesi gerekenler onlardır” dedi.