'Ben, Bedenim ve Haz' eğitiminde neler öğrendim?

ZEYNEP GÜVEN ÜNLÜ

zeynepguven@diken.com.tr

@zeynepguvenunlu

İstanbul’da bir apartman dairesinin geniş salonunda 25 kadın yedi saat boyunca sekse odaklandık. Biz kimdik, nasıl bir araya geldik, neler konuştuk?

Fotoğraflar: Unsplash

Geçen hafta, ‘Ben, Bedenim ve Haz’ adlı bir eğitime katıldım. Adından anlaşıldığı gibi bedenini cinsellik eksenininde tanımaya ve hazza odaklı bir eğitimdi bu.

Kamusal alanda cinsellikten konuşacaksak tercihim ciddi bir tonda konuşulması. Yalnızca ‘sulandırılma’ya ve ‘istismar’a çok müsait olduğu için değil, konu bizatihi ciddi ve önemli olduğu için.

Eğitimi düzenleyen @Elan’dan davet alarak katıldığım ‘Ben, Bedenim ve Haz’ bu anlamdaki beklentimi fazlasıyla karşıladı, özenle hazırlanan program üç eğitmen ve dolu dolu bir içerikle yaklaşık yedi saat sürdü.

Elan, Özlem Erkan ve Nihan Abra’nın kurduğu yeni bir oluşum, amacı cinsellikte doğru bilgiyi, buna ihtiyaç duyan kadınlarla buluşturmak, seksin güvenli ve sağlıklı biçimde konuşulabilmesine katkı sağlamak. Özlem Erkan aynı zamanda, kendi girişimi Pembe Bulutlar‘da seks oyuncakları e-ticareti yapıyor, Türkiye’nin bu alandaki ilk kadın ithalatçısı.

Eğitimin duyurusunu Instagram hesaplarından yapan Erkan ve Abra, 25 katılımcıya rahat bir ortam sağlamak için mekan olarak kendilerine ait apartman dairesinin geniş salonunu tercih etmiş.

Eğitimin bu ‘test sürüşü’ndeki katılımcılar, 20’lerinden 60’larına farklı yaşlarda kadınlardı. Akademisyen, öğrenci, beyaz yakalı çalışan, kendi işini yapan; evli, bekar, çocuklu, çocuksuz… çeşitliliğin hakkını veren bir gruptuk. Hemen herkes eğitimliydi ama cinselliğe bakış, deneyim vs. farklılık gösteriyordu.

Gelelim eğitime….

Sinir sistemi ve orgazm

Somatik (bedensel) deneyimleme eğitimleri veren Rida Kıraşı, sinir sisteminin haz ve orgazmla nasıl sıkı sıkıya bağlı olduğunu anlattı ve sinir sistemimizi nasıl regüle edebileceğimizin ipuçlarını veren egzersizler yaptırdı. 

Stres durumunda devreye giren sempatik sinir sistemi ile bedenin yavaşladığı noktada çalışan   parasempatik sinir sistemi arasındaki ilişki ve dengenin öneminden bahsetti. İnsanın, kendi bedeni üzerindeki kontrol kapasitesini vurguladı.

Spiritüel seks yükseliyor

İkinci eğitmen ‘Effy Blue’ çokuluslu bir şirket için farklı ülkelerde uzun yıllar çalışırken bir yandan da seksle ‘hobi olarak’ ilgilenmiş. Merakı nedeniyle önce öğrenmiş, sonra öğretmiş. Şimdi benzer eğitimleri pandemiyle birlikte döndüğü Türkiye’de veriyor, podcast yayınları yapıyor.

‘Effy Blue’, hayatımız boyunca ‘gerçek seks’le hemen hemen hiç karşılaşmadığımızı söyledi: “Seksle ilgili imgeleri ya pornolardan ya da Hollywood filmlerinden ediniyoruz. Halbuki gerçek seks ikisine de benzemiyor.” 

‘Effy Blue’nun paylaştığı bir başka ilginç bilgi de beden ve ruhun aynı derecede önemsendiği, ritüellerle zenginleşen, zamana yayılan ‘spiritüel seks’ kavramının yükseldiğiydi. Hiç şaşırmadım, anlam arayışının arttığı dönemin ruhuna çok uygun.

‘Effy Blue’nun bahsettikleri arasında, ‘Kadın bedeni, vulvanın yapısı, haz noktaları, çoklu orgazmda nefesin önemi, farklı hormonların seks öncesinde, sırasında ve sonrasındaki işlevleri…’  gibi başlıklar vardı.

Anlam arayışının arttığı bir dönemde ‘spiritüel seks’in yükselen trend olmasına şaşmamalı.

Jinekologların yardımına vibratör yetişti

Türkiye’de seks oyuncakları satan bir e-ticaret sitesinin kurulması, üstelik bunu bir kadının yapması nereden baksanız cesaret gerektiren bir hareket. Özlem Erkan’ın, 2010’de kurduğu Pembe Bulutlar tam da ilk faaliyete geçtiğinde çok ses getirmişti.

Üçüncü eğitmen Özlem Erkan, vajinismus tedavisi gören bir arkadaşına destek olmak için girip çıkmak durumunda kaldığı ‘merdiven altı’ seks shop’lardan sonra, bu işin ticaretini yapmaya karar verdiğini anlattı.

Seks oyuncağı deyince ilk akla gelen vibratörün icadının nasıl bir zorunluluktan doğduğundan bahsetti:  “1800’lerde orgazm yaşayamayan kadınlar jinekologlar tarafından elle tatmin ediliyorlardı. Ancak bu iş uzun sürüyor ve doktorlar için yorucu oluyordu. Joseph Mortimer Granville adlı doktor titreşimli bir alet icat etti ve patentini aldı, vibratör böyle ortaya çıktı.”

Kadınların tercihi, gerçekçi değil oyuncak gibi 

Özlem Erkan, kadınların çoğunun ‘gerçekçi’ seks oyuncakları yerine ‘hakikaten oyuncak gibi’ duran, renkli, eğlenceli ürünleri tercih ettiğini söyledi: “Bu yüzden artık sektörde pek çok yetenekli tasarımcıya rastlamak mümkün. Mesela, dünyanın en büyük iki seks oyuncağı üreticisinden Fun Factory ünlü tasarımcı Karim Rashid ile çalışıyor.”

Teknolojideki gelişmeler sektöre de yansıyor. Pille çalışan aletlerin yerini şarj edilenlerin alması, yenilenen motor güçleri, aplikasyonlarla uzaktan kontrol edilebilen ürünler, 3D gözlükler… Son dönemin çok konuşulan icadı ise Fun Factory’nin yalnızca titreyen değil aynı zamanda ileri geri hareket eden vibratörüymüş.

G noktası diye bir şey yok. Nokta!

Özlem Erkan’a göre gelişen tasarımla birlikte vücut anatomisine daha uygun oyuncaklar üretiliyor ama bunların yanıltıcı şekilde pazarlayanlara kanmamak gerekiyor: ‘G noktasını uyaran ürün, vajinal orgazmı garantileyen ürün’ gibi sloganlarla yapılan satışlar var. Bunlar doğru değil. Vajinal orgazm, klitoral orgazm diye  şeyler yok. Klitoris içten ya da dıştan uyarılabilir, ama sonuçta orgazmı sağlayan klitoristir”

Son olarak, Türkiye’de bir seks festivali olduğunu ve bu yıl ikinci kere yapıldığını eğitime gelen bir katılımcıdan öğrendim.

Eğitimden notlar böyle…

Son sözü yine ‘kişisel’ bir yerden söyleyeyim. Hayatına ve bedenine sahip çıkma konusunda arzulu, azimli, meraklı kadınlara çok saygım var. Çünkü hayatı güzelleştirme işine en doğru yerden, ‘kendilerinden’ başlıyorlar. Böyle kadınlara aynı zamanda şefkat de besliyorum, kırılgan bir konuda açık olma cesaretini gösterebiliyorlar.

‘Ben, Bedenim ve Haz’ eğitiminde, böyle 25 kadın vardı.