CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, anketlerden çıkanın değil ‘gemiyi sağ salim limana ulaştıracak kaptanı bulmanın’ önemli olduğunu belirtti.

Macaristan’da 3 Nisan’daki seçimi halihazırda hükümette yer alan Fidesz (Macar Yurttaş Birliği) ve Hristiyan Demokratik Halk Partisi (KDNP) koalisyonu kazanmıştı. Altı parti Viktor Orban karşıtı ittifakta birleşmişti. Ancak partiler 2018’deki oy toplamının altında kalmış, mecliste daha az sandalye kazanmıştı.
Kazanmasında ne etkili?
Toprak, haftalık değerlendirme raporunda, Macaristan’da Viktor Orban’ın altılı ittifak karşısında seçim zaferinin Türkiye’yle kıyaslanmasını ele aldı.
Orban’ın oy oranına ilişkin yapılan kamuoyu anketlerini değerlendiren Toprak, “Kamuoyu araştırmalarında yüzde 16 oranında görünen kararsız seçmen sonucun belirlenmesinde ve Orban’ın kazanmasında etkili oldu” ifadelerini kullandı.
Altı partinin aralarında anlaşamaması nedeniyle seçimi kazanması daha yüksek ihtimal olarak görünen ve daha önce de Orban’a karşı seçim zaferi olan Karacsony’nin değil, üzerinde uzlaşma sağlanan Marki-Zay’ın aday gösterildiğine dikkat çekti.
Ayrıca muhalefetin seçim bölgelerindeki adaylarını kamuoyu yoklamaları ve kendi aralarında yaptıkları ön seçimde en çok oyu alan isimlerden belirlediğini hatırlattı.
‘Zıt partiler vardı’
Toprak şunları söyledi: “Muhalefet ittifakında en sağdan en sola kadar taban tabana zıt farklı siyasi görüşleri benimseyen partilerin yer alması nedeniyle, belirlenen ortak adaylara diğer partilerin seçmenlerinin oy vermediğini, ittifakın ve adayların parti tabanlarında tam olarak hazmedilemediğini, önemli sayıda muhalefet seçmeninin sandığa gitmediğini gösteriyor.”
Türkiye ile Macaristan arasında kurulan benzerliklere itiraz eden Toprak, kendi cephesinden benzerlikleri sıraladı:
“Anayasa değişiklikleriyle yargı bağımsızlığının ortadan kaldırması, medyayı kontrol ve baskı altına alması, seçim yasasını sıkça değiştirmesi, AB karşıtlığı, popülist ve otokrat yönetim anlayışı, kamu ihalelerinin şeffaf olmaması, yakınlarına yüksek tutarlı kamu ihalelerini dağıtması, hakkındaki yolsuzluk iddialarının meclis ve yargıda soruşturulamaması.”
‘Programları yoktu’
Orban karşıtı ittifakın en büyük yanlışlarından birinin, kampanyasını ‘Orban karşıtlığı ve eleştirisi’ üzerine kurmak olduğunu vurgulayan Toprak, muhalefetin tabloyu nasıl düzelteceği, ülkeyi daha iyi bir noktaya, daha ileri bir demokrasiye nasıl taşıyacağı konusunda ortaya bir program koymadığı tespitini yaptı.
Türkiye’deki durumu ve benzerliği değerlendiren Toprak, muhalefetin Macaristan’daki benzer hatalara düşmediğini savundu.
Türkiye ve Macaristan muhalefeti arasındaki farklılıkları şöyle anlattı: “Millet ittifakı ve birlikte çalıştığı diğer partilerin yaklaşımı, Macar muhalefeti gibi sadece Erdoğan karşıtlığı değil. Liderlerin düzenli buluşmaları ve ortak çalışma gruplarıyla ekonomide, dış politikada, eğitimde, gençlere ve kadınlara dönük adımlarda vb. her alanda topluma taahhüt edilecek ortak ilkeler oluşturularak peş peşe paylaşılacak. Ortak adayı, geminin emanet edileceği kaptanı belirlerken; anketlerden çıkan değil gemiyi sağ salim limana ulaştıracak kaptanı bulmak, önemli. Macaristan-Türkiye arasında kurulmaya, gündeme taşınmaya çalışılan benzerlikler gerçeklerle örtüşmediği gibi, bizim ortaya koyacağımız ittifak stratejisi ve aday profili, Orban üzerinden zafer senaryoları yazanları hüsrana uğratacak ve yaptıkları hesapların tepe taklak olmasına yol açacaktır.”