Uzmanlara göre Covid-19'da gerçek rakamlar açıklanandan en az üç kat fazla

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER), Omicron varyantı nedeniyle hastaneye yatış ve ölümlerdeki hızla artışa dikkat çekerek, gerçek rakamın Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığının verilerin en az iki-üç katı düzeyinde olduğu söyledi.

Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Oya İtil de zaten yetersiz olan önlemlerin askıya alınmasını doğru bulmadıklarını belirterek, “Sağlık haktır. Salgın kendi haline bırakılamaz” dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Omicron’u hafife almıştı. (Fotoğraf: AA)

Uzmanların şeffaflık konusunda eleştirdiği Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre dahi Omicron varyantıyla beraber vaka sayıları hızla yükseliyor. 19 Aralık 2021’de 16 bin 910’a kadar inen günlük Covid-19 vakaları bir haftada 20 bini geçerken ay sonunda 40 binin üstünü görmüş, 100 bin civarında seyretmeye başlayan vaka sayıları dün 111 bin 147’le rekor kırmış, bir günde 248 kişi virüs nedeniyle hayatını kaybetmişti.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın, artan vaka sayılarıyla ilgili ‘endişeye gerek olmadığını, grip hastalarının sayısının günlük ilan edilmesi halinde benzer manzaralarla karşılaşılacağını’ söylemesiyse şaşkınlığa ve tepkilere yol açıyor. 

Yazılı açıklama yapan HASUDER, dünyada ve Türkiye’de Omicron ile birlikte pandeminin seyrine ilişkin olumlu senaryoların öne çıktığı, ‘tünelin ucunda ışığın göründüğü’ yorumlarının arttığını hatırlatarak, “Ancak, felaket senaryoları kadar, iyimserliğe dayalı senaryoların da sadece olasılıklara dayalı olduğunu ve buna bağlı gevşemenin çok tehlikeli olduğunu vurgulamak istiyoruz” uyarısında bulundu.

‘Grip iddiası gerçeği yansıtmıyor’

Fotoğraf: Reuters

Henüz, pandemide rahatlama dönemine girilmediğini vurgulayan HASUDER açıklamasında şöyle devam edildi:

“Ölümlerin normalleşmesi, insan hayatının değersizleşmesi kabul edilebilir değildir. Bu ölümlerin büyük çoğunluğunun önlenebilir ölümler olduğunu biliyoruz. Ayrıca, Covid-19 pandemisini normalleştirmek üzere grip ile benzerliğinin ileri sürülmesi, bu iki hastalığın farklı epidemiyolojik özellikleri ve tedavi olanakları dikkate alındığında, gerçeği yansıtmamaktadır.

Omicron varyantı ile birlikte virüsün bulaşma özellikleri farklılaşmış ve buna dayalı olarak temaslı izlemi, PCR taraması gibi uygulamalarda değişiklikler olmuştur. Bu değişikliklerin başka ülkeler örnek gösterilerek yapılması uygun değildir; çünkü ülkeler kendi epidemiyolojik özelliklerine dayalı olarak farklı uygulamalar yapabilmektedir. Türkiye’de bu gibi değerlendirmeleri yapabilmek için veriler eksik ve veri güvenilirliği tartışmalı olduğu için, ayrıntılı değerlendirme yapmak güçtür. Bu değerlendirmeler olmadan Sağlık Bakanlığı tarafından temaslı taramasından toptancı bir yaklaşımla vazgeçilmesi, aşısızlara yönelik çok az sayıdaki kısıtlamanın da kaldırılmasıyla birlikte bulaşmaların önünün tamamen açılması anlamına gelmektedir. Bu, özellikle kronik hastalığı olan ve 65 yaş üzeri nüfus grupları açısından tehlike oluşturmaktadır. Bu gruplar ilk aşılanan, dolayısıyla bugün etkinliği çok düşük olduğu bilinen inaktif aşılarla aşılanan gruplardır ve ne kadarının hatırlatma dozlarının yapıldığı bilinmemektedir. Bu gruplarda hastaneye yatış ve ölümlerin yüksek sayıda olduğu dikkate alınarak, korunmalarına yönelik özel stratejiler acil olarak uygulamaya girmelidir.

Sağlık Bakanlığı’nın Covid-19 verilerini ayrıntılı olarak paylaşması, bilimsel değerlendirmeye açması gereklidir. Olguların ve ölümlerin il ve ilçelere göre dağılımları, demografik özellikleri, aşılılık durumları ve hangi aşı şemasına göre aşılandıkları açıklanmalıdır. Veri kalitesi, çeşitliliği ve şeffaflığı artırılmalıdır. Salgının yayılım dinamiklerinin ortaya konması, kontrol önlemlerinin planlanması ve yeni gelişmelere uygun düzenlemeler yapılması buna bağlı olmalıdır.

‘Aşısızlara yönelik kısıtlamalar artmalı’

Aşı başlıca salgın kontrol araçlarından biridir. Aşısız grupların aşılanması ve eksik aşılıların aşılarının tamamlanması için Sağlık Bakanlığı etkili bir çalışma yürütmelidir. Eksik aşılılık tanımının kapsamı genişletilmeli ve hatırlatma dozları yapılmamış olanlar eksik aşılı kabul edilmelidir.  Aşısız ve eksik aşılılara yönelik kısıtlamalar, kaldırılmak yerine artırılmalıdır.  Aşı karşıtlığını bilinçli olarak körükleyen kişi ve gruplara yönelik etkili önlemler alınmalıdır. Aşı tereddüdünün önlenmesi için toplumla iletişim stratejileri iyileştirilmelidir.

‘Bireysel korunma tedbirleriyle yönetilemez’

Aşı çok değerli bir salgın kontrol aracıdır. Bireysel korunma tedbirleri de en az aşı kadar önemli salgın kontrol araçlarıdır. Ancak bu araçlar kamu otoritesince alınması gereken diğer önlemleri almamanın ve böylece salgını katlanılabilir bir seviyede sürdürmenin araçları olarak görülmemelidir. Salgın devam etmektedir ve kamu otoritesinin salgını kontrol altına alma sorumluluğu da devam etmektedir. Salgın kontrolü aşı ve bireysel korunma tedbirlerine indirgenemez. Sağlık Bakanlığı tarafından verilen rahatlama dönemine girdiğimiz mesajları gerçekçi değildir. Tersine, salgını hafife alan mesajlar aşılamanın ve bireysel korunma tedbirlerinin de toplum tarafından daha önemsiz algılanmasına, değersizleşmesine yol açmaktadır.”

Türk Toraks Derneği: ‘Salgın kendi haline bırakılamaz”

Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Oya İtil, zaten yetersiz olan önlemlerin askıya alınmasını doğru bulmadıklarını belirterek, “Sağlık haktır. Salgın kendi haline bırakılamaz” dedi.

Zaten önlemler yetersiz

Bulaşıcılığı çok fazla olan Omicron varyantının ‘daha az ağır hastalık’ yapsa bile çok sayıda enfeksiyona yol açtığını, özellikle aşısızlarda ve eksik aşılılarda hastane yatışları ve ölümlerin arttığını belirten İtil, şöyle devam etti:

“Hastanelerde poliklinik ve acillere başvurularda, yatan hasta ve yoğun bakım hastalarında belirgin artış vardır. Özellikle sağlık çalışanları arasında da Covid-19’a yakalanma oranı yükselmiştir. Dünya Sağlık Örgütü, son açıklamasında Omicron varyantının baskın varyant haline geldiğini, ülkelerin ellerindeki bütün silahlarla ki sadece aşı değil, insanları korumaları gerektiğini belirtmiştir. Ülkemizde zaten yetersiz olan önlemlerin askıya alınmasını doğru bulmuyoruz. Hızla yayılan bu virüsün yeni varyantlar oluşturmaması için önlemleri gevşetmemek, aşılamaya hız vermek, toplumun yüzde 80’ini aşılamak, temaslı izlemini yapmak, hızlı antijen testlerini yaygın olarak kullanmak, izolasyon ve karantinayı ciddiye almak, iş yerlerinde, okullarda, toplu taşımada gerekli tüm önlemleri almak gereklidir.”

Hızlı testler kullanıma girmeli

Yoğun bakımların gittikçe dolduğuna değinen İtil, “Test kapasitesinin arttırılması, okul, işyerleri, hastaneler, bakım evleri, cezaevleri gibi kalabalık bulunulan ortamlarda periyodik hızlı testlerin bir an önce kullanıma girmesi gerekmektedir. Kimi ülkelerde kullanılan hızlı antijen testleri ülkemizde üretilmektedir. Bu testlerin ülkemizde de yaygın kullanımını sağlayabilmek değerli olacaktır” dedi.

Omicron 5-11 yaş çocukları hastaneye yatırtıyor

5-11 yaş çocukların da bir an önce aşılama programına alınması gerektiğini ifade eden İtil, Omicron’un bu yaş grubunda daha çok hastane yatışına neden olduğunu söyledi. Aşıların hatırlatma dozlarının mutlaka yapılması gerektiğini belirterek, şu uyarılarda bulundu: “Hastanelerde Covid-19 dışı hastaların yattığı servislerde her gün bulaş olmaktadır. Hemşireler, sağlık personeli, hekimler, refakatçiler giderek artan sayıda enfekte olmaktadır. Yoğun bakımlar giderek dolmaktadır.

Gerçek verilere dayalı, bilimsel bir salgın yaklaşımı gerekiyor. Sağlık haktır. Salgın kendi haline bırakılamaz. Üstelik sağlık çalışanları sık enfekte olmaktayken ve yorgunken, tükenmişken…”

Bakan Koca’nın Omicron’u hafife almasına tepki büyük