Titanyumdan kalple hayata tutundu

MESUDE ERŞAN

mesudeersan@diken.com.tr

@mesudersan

Ali Alkaş tam on yıldır yapay kalple yaşamını sürdürüyor. Kalp yetersizliğine bağlı kardiyomiyopati (kalp kasının kalınlaşması ve kalbin büyümesi) hastası olan Alkaş, “Bundan daha güzel bir şey olur mu? Ben yaşıyorum!” dedi.

72 yaşındaki Alkaş’ı yaşamda tutan yaklaşık 200 gramlık titanyum kalbi, kendi kalbinin içinde atıyor.

Tam emekliliğinin keyfini sürecekken…

Dört çocuk ve beş torun sahibi Alkaş, yıllarca hem şehirlerarası otobüslerde şoförlük yapmış hem de makam arabalarında. Artık emekli olup memleketi Rize’de dinlenmeye sıra gelince ise kalp krizi geçirmiş. 

Kalbi büyük zarar görmüştü, görevini yapamıyordu. Aciller, hastaneye yatışlar derken durumu giderek ağırlaşıyordu. Alkaş o günlerini, “Çok kötüleştim. Nefes alamıyor, yemek yiyemiyor, konuşamıyor, uyuyamıyordum. Her gece nefes darlığından hastaneye gidiyordum” sözleriyle özetledi.

Kalp nakli bekleme listesine aldılar

Alkaş önce kalp nakli listesine girdi. Ancak Türkiye’de organ bağışı oranları, hastaların ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzak (1.290 hasta kalp nakli için sırada). Bu yüzden pek çok hasta sırasını beklerken vefat ediyor. Alkaş’ın durumu uzun beklemeye uygun değildi. Bir seçeneği daha vardı; yapay kalp.

Alkaş ve ailesi yapay kalp şansını kullanmak istedi. Bu önemli ameliyatı kalp ve damar cerrahı Prof. Dr. Deniz Süha Küçükaksu -on yıl önce- gerçekleştirdi. Alkaş’ın kalbini durdurmadan, yaklaşık üç saat süren başarılı bir operasyonla sol karıncığa 200 gramlık titanyum yapay kalp pompası taktı. Cihaz, aortaya bağlandı.

Alkaş’ın yapay kalbi, kalp kasının görevini üstlenerek, sol karıncıktan emdiği kanı aortaya, oradan da vücuda dağıtıyor. Avuç içine sığan kalp pompasında eletromanyetik bir motor bulunuyor. Cihaz vücudun dışında, bir çantada taşınan güç kaynağıyla çalışıyor. Bu piller şarj edilerek kullanılıyor. Alkaş, halen kan sulandırıcı ve arada bir idrar söktürücü ilaç alıyor.

Küçükaksu’nun hesabına göre Alkaş’ın yapay kalbi kanına damarların içinde, 10 yılda 12 milyon kilometre yol aldırmış.

Alkaş, şunları söyledi: “Ameliyattan sonra yine, ‘Ben, ben oldum!’ Kilo aldım, yemek yemeğe başladım. Şimdi baktığınızda kalp hastası demezsiniz. Ameliyattan 24 gün sonra, yeniden araba kullanma şansını da yakaladım. Her tarafa gidiyorum. Daha ne yapayım, ne isteyim ki?”

Bir de Karadeniz’de yüzebilse!

Alkaş’ın tek derdi, Karadenizli olarak yüzememek, Kaçkar’ın eteklerindeki memleketinin yaylalarına gidememek ve çok sevdiği kendi deyimiyle ‘top oynamayı’ bırakmak. Yine de hayatından hoşnut: “İstanbul-Rize arasında gidip geliyorum. Çocuklarımı, torunlarımı görebiliyorum. Buna da hamdolsun.”

Yapay kalpler artık tedavi yöntemi

Geçen günlerde hastasının kontrollerini yapan Küçükaksu şunları kaydetti: “Kalp bulsaydık, nakledecektik. Ama beklerken kötüleşti, yapay kalp taktık. Bu sistemler oldukça güvenli. Kontrollerinde hiçbir soruna rastlamadık. Alkaş’ta 10 yıldır sorunsuz çalışıyor. Başta kalp çıkana kadar zaman kazandıran sistemlerdi. Ancak artık kendi başına bir tedavi yöntemi. Böyle çok daha uzun yıllar yaşayan insanlar var. Hayatta kalım oranları, kalp nakli olanlara çok yakın.”

Keşke her bekleyene kalp bulunsa ve nakledilebilse” diyen doktor, şöyle devam etti: “Ancak herkes nakil için uygun aday olmuyor. Örneğin diyabet hastaları programın dışında kalıyor. Bu cihazların, dikkat edildiğinde çok uzun süre kalp nakline alternatif olabileceğine inanıyorum.”

Profesör, yapay kalp sistemlerinin gelişmeye devam edeceğini ve güç ünitelerinin de vücut içine alınmasıyla büyük ivme kazanabileceğini de belirtti.

Türkiye’de yapay kalp nakilleri durdu

Son yıllarda yaşanan döviz kurundaki hareketlilik, yapay kalp nakillerini de vurdu.

SGK’nın ödediğiyle yapay kalp cihazının fiyatı arasında 55-60 bin doları bulan fark oluştuğunu belirten Küçükaksu, “Maalesef sadece parası olan hastalar bu tedaviye ulaşabiliyor. Kalp nakli için beklerken kaybettiğimiz hastalarımız oluyor” dedi.