Doç. Dr. Keskin: Soğuk hava kalp krizi geçirme riskini artırıyor

MESUDE ERŞAN

@mesudersan

Kalp ve damar hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Muhammed Keskin’in aktardığına göre hava sıcaklığının aniden 10 derece düşmesi, beş günlük kalp krizi riskini yüzde 10 artırıyor. Soğuk, akciğer hastalıklarında da alevlenmelere yol açıyor.

Fotoğraf: AA

Kalp ve damar hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Muhammed Keskin, “Soğuğun kalp üzerine olumsuz etkisini birkaç farklı mekanizmayla anlatmak mümkün” diyerek şöyle devam etti: “İlk olarak soğuk, kalp damarlarının genişleyebilme kapasitesini etkiliyor. Soğuklarda sabah saatleri kalp krizi açısından daha riskli. Kortizon miktarı henüz düşük düzeydeyken, vücut ısınmamış oluyor. Kalp hızı da yükselmemiş, tansiyon değerleri düşük olduğu için risk artıyor. Soğuk havaya ani çıkma, göğüs kaslarının soğuk olması, kalbin soğuk havayla temas etmesi kalp damarlarını büzüştürebiliyor. Kalbin efora ve kalp hızı artışına uyumunu zorlaştırabiliyor. Kalp damarlarında büzüşme (spazm) gerçekleşebiliyor ve bundan damarların kalbi besleme kapasitesi zarar görebiliyor.”

Krize zemin hazırlayan ikinci mekanizma, kış aylarında, su-tuz tutulumunun artması. Bu ödem yapıyor ve kan basıncını yükseltiyor. Keskin, “Tansiyonu kontrol altında olanların da kan basıncı değerleri, soğuk havalarda yükselebiliyor.  Ani yükselmeler kalp krizi riskini artabiliyor” dedi.

Enfeksiyonlardan sonra kalp krizleri artıyor

Yine soğuk kış ayları, alt ve üst solunum yolu enfeksiyonlarının sıklığını artırıyor. Bu enfeksiyonlar da kalp krizi riskini üç kat yükseltiyor. Çünkü enfeksiyonlardan sonra enflamasyon (yangı) gelişiyor.

Enflamasyon, kalp damarları üzerinde bulunan plaklarda hasara yol açabiliyor. Ayrıca kan akışkanlığını bozup pıhtılara ve özellikle de kan damarlarının iç yüzeyini kaplayan yapının (endotel) işlevini bozabiliyor.

Keskin, şöyle devam etti: “Enfeksiyonlardan sonraki iki hafta boyunca vücutta ciddi bir enflamasyon (yangı) gelişiyor ve tuz ile su tutulumu oluyor. Buna bazı metabolik değişiklikler eşlik ediyor.  Üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarından 15 gün sonra kalp krizi riski 3-4 kat yüksek kalıyor. Zatürree nedeniyle yatırdığımız hastalarda, kalp krizi görüyoruz.”

15 yıldan uzun süre sigara içiyorsanız dikkat

Peki kış aylarında, sabah saatlerinde spor yapmak ya da kar yağdığında arabasının üstündeki, evinin önündeki karı karmak riskli davranışlar mı? Keskin, genç, sağlıklı, herhangi bir hastalığı ve sigara alışkanlığı olmayanların sabah egzersizi yapmasında herhangi bir sakınca bulunmadığını vurguluyor: “Bilakis çok faydalı.”

Ancak 15 yıldan uzun süredir sigara içen ve kronik hastalığı olanların kalbi sabah soğuğundan zarar görebilir. Uzman doktor şunları kaydetti: “Bu bireylerin sabah kar karması riskli olabilir. Tempolu egzersizden önce kalp muayenesi olmayı ihmal etmemeli ve kış aylarında mümkün olduğunda havanın daha ılık olduğu saatleri tercih etmeli. Egzersizden önce boyun ve üst göğüs bölgesini sıcak tutacak şekilde atkı-fular ile kapatmalı ve mümkün olduğunca çok terlemeden egzersiz yapmalılar.”

Normal yürüyüş, kalbin iş yükü üzerinde ciddi bir etki yaratmadığı için bir risk oluşturmuyor. Bunun için özel bir zaman ayarlaması gerekmiyor.

Akciğerler de soğuk havadan etkileniyor

Öte yandan, soğuktan sadece kalp ve damar sistemi değil, akciğerler de etkileniyor.  Astım ve kronik akciğer hastalıklarında soğuk havayla beraber hava yollarında daralma meydana gelebilir ve astım ataklarına ve diğer akciğer hastalıklarının alevlenmesine neden olabiliyor.

Keskin şu hatırlatmayı yaptı: “Özellikle akciğer hastalıklarından KOAH üzerinde soğuk havanın ciddi olumsuz etkileri olabiliyor. Yine bu havalarda üst solunum yollarındaki bakteriyel floranın bozulmasıyla enfeksiyonlara daha sık rastlanabilir. Normal bireylerde oldukça hafif atlatılan üst solunum yolu hastalıkları kronik akciğer hastalığı olanlarda oldukça ciddi seyredebiliyor.”

‘Egzersiz kalbe iyi gelir

Aslında egzersiz kalp ve damar sağlığı için çok önemli ve gerekli.

Kalp ve damar hastalıkları uzmanı Keskin, hareket etmeyen vücudun pek çok hastalığa açık hale geldiğini ve daha kırılgan olduğunu söyledi: “Kilo alır, damarları sertleşir, insülin direnci ve oksijen radikalleri oluşur ve birçok organ bu durumdan olumsuz etkilenir. Düzenli egzersizle kalbin istirahat halindeki hızı ve kan basıncı düşer, hipertansiyon riski azalır, kan şekeri dalgalanması önlenir ve diyabet riski azalır. Kan damarlarındaki akış hızı düzelir, damardaki kanın sürtünmesi, damarda plak oluşumu ve kalp krizi riski azalır. Beyin damarlarının yapısı korunur ve inme, Alzheimer gibi hastalıkların riski azalır.”

‘İdeali haftada 300 dakika

Uzman doktor, egzersizin her gün yapılacak ise en az 22 dakika, haftada dört gün yapılacaksa en az 45 dakika yapılmasını önererek “Bunlar en alt değerler. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre haftalık toplam 300 dakikalık egzersiz en ideal egzersiz süresi” dedi.

Egzersizde nefes darlığı, çarpıntı, göğü ağrısı sıkışmaya dikkat

Keskin egzersiz yapanlara için şu önerilerde bulundu:

  • Egzersize başlarken bir anda yüksek hızlara çıkmak yerine kademeli hız artışı tercih edilmeli.
  • Hafif ısınma hareketlerinden sonra tempolu egzersize aşama aşama geçilmeli.
  • Egzersiz sırasında nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, göğüste sıkışma gibi şikayetler kalp konusunda uyarıcı olmalı ve bireyi kardiyolojiye yönlendirmeli.
  • Özellikle kış aylarında kronik hastalığı olan bireylerin çok zorlayıcı egzersizler yapmalarını ve çok terlemeleri istenmiyor. Egzersiz sırasında kaybedilen terden çok daha fazla su içilerek tamamlanmalı.
  • Egzersiz çok aç veya fazla tok karna yapılmamalı. Yemeklerden sonra en az iki saat süre olmalı ve akşam dokuzdan sonra yapılmamalı.