Türkiye Hrant’ı 2000’lerin başında tanıdı.
Gayri Müslimleri onunla keşfetti, görmeyi onunla öğrendi. Topluma, tarihe, vicdana dair yüzleşme, sorgulama, açılma o dönemde başladı. Hrant’ın öldürülmesiyle doruğa ulaştı.
O yas ve öfke günlerinde bile açılma, değişme, umut her şeye rağmen el ele verdi.
Sonra döndük dolaştık aynı yere geldik.
Eli sopalı, baltalı, palalı adamların Türkiye’si adeta hortladı, derinden tekrar fışkırdı.
Bugüne dair kırıklığımız, kızgınlığımız sonsuz…
Ama esas olan tohumlardır.
Hrant ve o yıllar tohumlar ekti.
Hala toprağın altındalar.
Sulanmıyor, çiğneniyor, yeşeremiyorlar.
Ama, herkese, her şeye rağmen bir gün filizlenecekler.
Hrant’a özlemle…