Türkiye’de kendilerini ‘toplumun seçkinleri’ olarak görenlerin en sık başvurdukları mecaz ‘uyuyan kitleler’ mecazıdır. Onun için de bu siyasî jargonda ‘uyandırma’ fiiline sık sık başvurulur. Bunun gibi bir de ‘koyun sürüsü’ benzetmesi pek revaçtadır. Oysa uyuyan falan yok. Örneğin, şu son konjonktürü biçimlendiren olay ciddi yolsuzluğa işaret eden bazı belirtilerin ortaya çıkması oldu. Toplum ne diyor, bu iddialara karşılık? Güvenilir anket şirketlerinin araştırmalarına göre, hatırısayılır bir çoğunluk, “inanırım, olmuştur,” diyor. Bu bir ‘uyuma’ özelliği değil. Bu sefer ‘paralel devlet’ iddiasını soruyorlar. “Vardır,” diyor. Kimse uyumuyor. Ama gözlemledikleri, anlamlandırdıkları olaylar karşısında, farklı tavır alıyorlar. Bu da bir ‘düşüncesizlik’ falan değil, tersine, düşünceye, bir deney birikimine dayanan bir tavır. Toplumların davranışları, tepkilerini göstermeleri ağır olur, zaman alır. Toplum, daha önceleri yaşayarak edindiği deneyimlerin sonucuna göre hareket ediyor.