ODTÜ'lüler: Gökçek döneminde yola karşı çıkan CHP'liler şimdi neden sessiz?

AYŞEGÜL KASAP

@aysegul_kasap

Ankara’da Melih Gökçek’in belediye başkanlığı döneminden kalma ‘ODTÜ yolu’ projesinde ihalenin tamamlandığının ortaya çıkmasıyla beraber başlayan tartışma sürüyor.

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin (ABB) ardında ODTÜ Mezunlar Derneği Başkanı Baki Arslan ve yardımcısı Nadir Avşaroğlu Diken’e konuştu.

ODTÜ’lüler bu yol projesinin ABB tarafından ertelenebileceği görüşünde: “Bu yol ihalesinin yapılması yetkisi tamamen büyükşehir belediyesinin yetkisinde. Yani ABB deseydi biz bu yolun ihalesini yapmıyoruz, ki deme yetkisi vardı. İhaleye çıkmayabilirdi. Kaldı ki Ankara’da imarı onaylı onlarca yol projesi var şu anda. Neden onların ihalesini açmadın da öncelikle bu yolun ihalesini açtın?”

ABB, ODTÜ ormanının içinden geçen 4,5 km’nin ihalesini yapmadığını bildirmişti. Ancak ODTÜ’lüler bunun doğru olmadığını ifade etti: “Şu anda 6,5 km’lik yolun ihalesini yaptık diyor. Halbuki müteahhittin imzaladığı ihale sözleşmesinde 11 km’nin plan ve uygulama projeleri sözleşme kapsamında, inşaat kapsamında.”

ODTÜ’lüler ayrıca Melih Gökçek döneminde yola karşı çıkanların şimdi sessiz olmasına tepkili: “O dönem bu yola karşı çıkan CHP milletvekilleri şimdi neden karşı çıkmıyorlar, sessizler. Bunu anlayamıyoruz.”

ODTÜ arazisinden geçerek binlerce ağacın kesilmesine neden olan ‘tünel yol’ projesi, Gökçek ve ODTÜ’lüleri karşı karşıya getirmişti. Proje için üniversite rektörlüğü, Ankara valiliği ve büyükşehir belediyesi arasında protokol imzalanmış, yaklaşık dört yıl önce geceyarısı dozer ve iş makineleriyle ODTÜ arazisine girilmiş, dokuz saatte büyük bir ağaç kıyımı yapılmıştı. Yol çalışması sonrası belediye suçlanmış, Gökçek, 4 bine yakın ağacın taşındığını söylerken, rektör Prof. Dr. Mustafa Verşan Kök, protokol imzalanırken projede yolun bu kadar geniş tutulduğunu bilmediğini öne sürmüştü. Daha sonra projenin yürütmesi durdurulmuştu.

Fotoğraf: Diken

Diken’in soruları ve ODTÜ Mezunlar Derneği’nin yanıtları şöyle:

Mansur Yavaş’la görüşme süreciniz nasıl oldu?

Nadir Avşaroğlu: Mansur Yavaş ODTÜ’lülerden randevu talep etti. Üniversite akademisyenlerden oluşan bir heyeti Mansur Yavaş’la görüşmek üzere makamına gönderildi. Orada geçen konuşma üzerine Yavaş ODTÜ bileşenleri adını verdiğimiz öğretim üyeleri, mezunları, öğrenciler, çalışanları, işçi ve memur sendikası, bunların hepsiyle birlikte bir toplantı yapmak istedi. Toplantının gerekçesini sorduğumuzda da bize şöyle izah etti: ‘Bunu bir ortak akılla , birlikte yapacağız.’ Bizim de Mansur Yavaş’a talebimiz şu oldu: İşin teknik kısmını izah etmeye çalıştı. Bu aşamada bizim teknik kısma ve bilgisine ihtiyacımız yok. Öncelikle bu işin mantığını tartışalım. Ortak akıl diye buraya geldiniz biz de size yardımcı olalım siz de bize yardımcı olun.

Biz ODTÜ arazisini Ankara’nın son yeşil alanı son ekolojik alanı olarak görüyoruz. Bir orman olarak görüyoruz.

Öğrenciliğimizde bu ağaçlandırmayı biz yaptık. Ben de şununla övünürdüm; bu ormanı biz kendi ellerimizle yaptık artık burası bir orman, bize ait değil, orman kendi kendine türüyor ve ilerliyor.

Atatürk Orman Çiftliği’nin (AOÇ) elden gidişinden sonra Ankara’da kalan tek yeşil alan. Burası ODTÜ’ye ait değil, Burası Ankaralıların son yeşil alanı. Tüm Ankaralılar sahip çıkmalı.

Mansur Yavaş size ne dedi?

Nadir Avşaroğlu: Yavaş, şöyle dedi: “Bizim elimiz kolumuz bağlandı. Mimarlar Odası’nın açtığı bir dava var. 2017’de yürütmeyi durdururlar. Bunun  üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bir üst mahkemede dava açtı. Dava kazanıldı ve ben mahkeme kararını uygulamak durumundayım. Bu mahkeme kararına karşı ben işlem yapamam. Kanunsuz bir iş yapamam, benden kanunsuz bir iş beklemeyin.”

İmza kampanyası başlattık ve dedik ki ortak akılla beraber bunu çözelim. Biz belediyeye düşman değiliz, karşı değiliz, orası kamu kurumu. İyi niyet göstergesi olarak bu ihaleyi durdurun,  durduramıyorsanız da bunu öteleyin, geciktirin. Kamu kurumusunuz bunun yol ve yöntemleri var. Ama süreç çok hızlı ilerledi.

ODTÜ’den geçecek yol Ankara için çözüm mü?

Nadir Avşaroğlu: Bu işin çözümü bir ana ulaştırma planından geçiyor, palyatif geçici pansuman çözümlerle bu olmuyor. Malazgirt Bulvarı yapılalı 8-9 sene oldu. İlk ODTÜ yolu olarak bilinir. Şu anda tıkanıyor. 4 şerit gidiş ,4 şerit geliş yapıldı. 10 sene dayanmandı.

AOÇ’yi talan ettiler, koskoca binalar diktiler, bulvarlar, yollar geçirdiler. Ankara trafiği rahatladı mı? Rahatlamaz. Bir ana ulaşım planı gerekiyor.

Ama mahkeme kamu yararı var diyor…

Nadir Avşaroğlu: Mahkeme yolu rahatlatacak diyor ama her açılan yol kendi trafiğini yaratır. Mahkeme kamu yararına gerekçe olarak bir de ‘Bu yol, şehir hastanesinin çevre yollarına ve Niğde Adana otobanına bağlayan bir yoldur ve bir afet durumunda kullanılması gereken bir yoldur. Konya yolunun alternatifi’ diyor.

Bir yola alternatif olması için Ankara’nın son ekolojik alanından yol geçirmek çok mantıksız, çok manasız.

11 km’lik yol 4,5 ve 6,5 km üzerinden konuşuluyor. Nedir bu? Kamuoyunu aydınlatmak için detaylandırır mısınız?

4,5 km’nin ihalesi yapılmadı, Gökçek tarafından talan edildi. 4,5 km ODTÜ ormanlarının içerisinde. 6,5 km’si Milli Emlak’ın arazisinden geçiyor.

Tünel yolun ve 4,5 km’lik yolun anlaşması Melih Gökçek ile üniversite yönetimi tarafından imzalandı.

ABB’nin şimdiki yönetimi 6,5 km’lik yolun ihalesini yaptığını 4.5 km’lik yolun ihalesini yapmadığını diyor.  Burasını zaten yapmaya gerek yok burası yol diyor. Çünkü Melih Gökçek gece yarısı dozerlerle talan etti.

Fotoğraf: Diken

4,5 km yol yeni yönetimin yaptığı ihale kapsamının dışında mı?

Baki Arslan: Ertuğrul Bey ihalesini yapmadık diyor ama ihale dokümanın içerisinde ODTÜ ormanın içinde geçen 4.5 km’lik kısım dahil olarak tamamının projesi ihaleye dahil edilmiş. 11 km’lik yolun projesi ihaleye dahil edilmiş. Şu anda 6,5 km’lik yolun ihalesini yaptık diyor. Halbuki müteahhittin imzaladığı ihale sözleşmesinde 11 km’nin plan ve uygulama projeleri sözleşme kapsamında, inşaat kapsamında.

‘Buralar ranta açılmayacak’ ifadeleri sizce gerçekçi mi?

Nadir Avşaroğlu: ABB ısrarla burayı ranta açmayacağız diyor. Bunun garantisini nasıl verebilir? İkinci olarak da ranta açılan kısım bizle ilgili değil diyor. Özelleştirme İdaresi buradaki taşınmazları satışa çıkarmış. Daha ihalenin adı duyulur duyulmaz satışa çıkarıldı. ABB ranta açmıyorum diyor, sen açmıyorsun Özelleştirme İdaresi açıyor, sen açmıyorsun Milli Emlak açıyor. Ertuğrul Bey ‘Ranta açılması da kötü bir şey değil. Bu rant da tüm Ankara’nın rantıdır’ diyor. Sincan’daki adama soralım o rant ona da mı ait? Nasıl tüm Ankara’ya ait?

Yavaş’ı anlıyorum diyor ki karşımda hukuk var hukuku aşamam. Ben de rica ediyorum diyorum ki bunu öteleyebiliriz, bunu geciktirebiliriz. Eğer ortak akılla bir şey yapmak istiyorsak vakit kazanalım. 700 küsur dilekçe topladık. 13 Ekim’de ben kendi ellerimle teslim ettim. Rica ediyoruz şu ihaleyi durdurun dedik ama durdurmadılar.

Fotoğraf: ABB

Baki Arslan: Siz bir ortak akıldan bahsediyorsanız o zaman ortak akılla bir şeylere başlamadan önce başvuruyor olmanız lazım. Siz yola çıktıktan sonra bir ortak akıldan bahsedersiniz bu sadece insanları çıktığınız o yola ortak etmektir.

ABB ODTÜ arazisini parçalamak değil, parçalanmış olan araziyi bütünleştirmek için çalıştığını söylüyor. Sizce öyle mi?

Baki Arslan: Katılmıyorum

Nadir Avşaroğlu: 4.5 km yol geçireceksiniz ve bunun bağlantı yolları olacak. Bu yolun ihalesini yaparsan özelleştirme idaresi arazilerini satışa çıkarır. Arazi değerlendir satışa çıkarılır.

Ama ABB o sorumluluğu kabul etmiyor. Siz nasıl düşünüyorsunuz? ABB’nin sorumluluğu yok mu?

Nadir Avşaroğlu: Hiçbiri kendi döneminde olmadı. Dozerlerin girmesi, ağaçların kesilmesi yapılan anlaşmalar. Ama bunu durdurmak hadi diyelim durdurmadı, mahkeme kararı var, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın baskısı var. Ama bunu geciktirmek ötelemek kendi ellerindeydi. İhale bittikten sonra kazanan şirkete yer teslimi beş gün içinde verilmek zorunda. Hemen iki gün içinde teslim ettiler.  Şunu en azından beş gün beklet. Hemen yapıyorlar.

Baki Arslan: Şimdi bir mahkeme baskısı var. Büyükşehir belediyesi Danıştay’ın yürütmeyi durdurmanın iptaliyle ilgili ilgili başvuru yapmak zorundaydı.

Ancak bu yol ihalesinin yapılması yetkisi tamamen büyükşehir belediyesinin yetkisinde. Yani ABB deseydi biz bu yolun ihalesini yapmıyoruz, ki deme yetkisi vardı. İhaleye çıkmayabilirdi. Kaldı ki Ankara’da imarı onaylı onlarca yol projesi var şuanda. Neden onların ihalesini açmadın da öncelikle bu yolun ihalesini açtın? ABB meclise getirmeyebilirdi ihaleyi.

Asıl problemli yol ABB’nin de dediği gibi ‘Tünel yol’ mu?

Baki Arslan: Ertuğrul Bey asıl problemli yolu kendince tünel yol olarak görüyor. Diğer yolun tartışmasız bir yol olduğu söylemini dile getiriyor. Hâlbuki ki asıl bizim gündemimizde olan tartışmalı yol kuzey-güney bağlantısının bizatihi kendisi. Diğer yolun zaten yapılamayacağını herkes biliyor.

Proje alanı / Fotoğraf: Diken

Çünkü ekonomik olarak fizibil bir yol değil. A7 tarafı bir dere yatağı. Biraz daha teknik anlatırsam yüzyılların getirdiği alüvyon birikintisi var. Alüvyon derinliğinin ne kadar olduğu belli değil. Çok alta inmesi lazım tünel yapabilmek için. Mesafe kısa olduğu için tünel giriş çıkışlarındaki eğimin standardını tutturamayacaksınız. Dolaysıyla hem geometrik olarak yapamayacaksınız hem de fiziksel olarak çok zor şartlar çok para harcayarak yapmak zorunda kalacaksınız. Orada bir batak arazi var. Eskiden orasız sazlıktı.

Nadir Avşaroğlu: Ciddi para harcansa bile orası herhangi bir sel anında dolacak.

Afete çözüm için önerilen yol afetin kendisi olabilir diyebilir miyiz bu durumda?

Nadir Avşaroğlu: Aynen
Baki Arslan: Kesinlikle olabilir.

ABB ‘Tünel Yol’un çözümü için ilgili birimlere yazı yazdığını söylüyor. Size bu konuda gelen bir bilgi var mı?

Baki Arslan: Tartışmalı yol tünel yol değil. Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yazdığı yazı bu tünel yolla ilgili, çünkü orayı yapamayacaklar zaten. Bununla ilgili de bizi sundukları bir belge yok. Nasıl bir çaba içindeler bilmiyoruz.

4.5 km’lik yolun ihalesini yapmadan bu yolun (6,5 km) ihalesini yapmak tamamen 4,5 km’lik yola gerekçe oluşturma niyetiyle yapılmış bir şey.

Ertuğrul bey 4.5 km’lik yolun ODTÜ bilim insanlarının da katkılarıyla ekolojik restorasyon yapacağını söyledi. Bu saatten sonra mümkün mü?

Nadir Avşaroğlu: Yol geçtiği zaman 94 hektarlık bir kısım ayrılacak. Burası ODTÜ arazisi ve ODTÜ arazisi sit alanıdır. 94 hektarlık yer ana gövdeden ayrılınca burası da ranta açılacak. Ranta açtırmamak için oraya ekolojik köprü yapacak. Burayı ana kampüse bağlayacak.

Orman mühendisleri ve ekolojistler diyor ki bir yol yaptığınız zaman yaklaşık 250 metre yanında doğal hayatı öldürürsünüz. Vahşi hayat oraya yanaşamaz. Orada kozalaktan türeyen orman türemez artık. 94 hektarlık  alan hiçbir hayvan girmez.

Siz bu köprüyü yapsanız bile üniversite artık burayı bir  eğitim kurumu olarak kullanamaz. Yarın Gökçek gibi biri daha gelir orada bir kamu yararı keşfeder ve o araziyi ana gövdeden koparır. AOÇ de zaten böyle bitti.

Mahkeme “Yol profilinin 50 metre olması yerindedir, 35 metre ya da 25 metre yol genişliği bu güzergah için yeterli değildir” diyor. Ancak ABB, Gökçek yönetiminin gerekenden daha fazla girilerek tahrip ettiğini ve yolu daraltacağını söylüyor. Nasıl olacak?

Baki Arslan: Ertuğrul Bey aslında burada kendisiyle de çelişiyor. Mahkeme  kararı 50 metre diyor ve biz bunu yapmak zorundayız diyordu ama şimdi 24 metreye düşüreceğiz diyor.  Bir yandan mahkemenin kararını savunuyor bir yandan çelişkili bir söylemde bulunuyor.

Nadir Avşaroğlu: Madem kamu yararı var mahkemenin dediği gibi 50 metre yap. Neden 24 metre yapıyorsun?

Baki Arslan: Eğer mahkemenin kararının tersine bir iş yapabiliyorsanız. Mahkeme kararını da uygulamak zorunda değiliz demektir. Ya bu 50 metreyi yapacaksınız mahkeme size dayatıyorsa ya da 25 metre yapmıyorum diyeceksiniz o zaman, yapmama niyetindeyseniz.

Bir kere ranta açıldı mı gerisi hızla gelecek mi sizce?

Baki Arslan: Bizim en büyük endişemiz bu. Turgut Özal’ın zamanında dediği gibi Anayasayı bir kere delmekten bir şey olmaz diye. Anayasayı bir kere delindikten soran delik deşik oldu. Bugün de ODTÜ ormanında siz en küçük bir yolu verdiğinizde bunun da arkasından gelecek. Çünkü ilk bu Malazgirt Bulvarı yapıldığından sadece tünel yol gündemdeydi. Şimdi Malazgirt Bulvarı bitti. Tünel yollarla birlikte kuzey güney yolu ortaya çıktı. Şimdi bu yol yapıldıktan sonra diyecekler ki Hacettepe’nin oradan ya da Yargıtay’ın aşağısında bloklardan Konya yoluna bir bağlantı yol diyecekler oradan bir şey çıkacak. Bir kere ormana girmeye başladığında gelecekte görüntü o olacak. ODTÜ ormanı yollarla delik deşik edilecek.

Nadir Avşaroğlu: AOÇ’nin akıbeti burayı da bekliyor.

ABB: ODTÜ’lülerden uygulanabilir alternatif güzergah önerisi gelmedi

ODTÜ yolu için sessiz sedasız imzalanan sözleşmeye Ankaralılar tepkili

‘ODTÜ yolu’ndaki araziler satışa çıkarıldı