Ahmet Hakan: Ali Erbaş kendisiyle ilgili tartışmalardan gizli bir haz mı duymakta?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Biz burada Diyanet İşleri Başkanlığı tartışmaların odağında yer almasın falan diye çırpınıp dururken…

Diyanet İşleri Başkanı’nın uğraştığı, mesele ettiği, gündemine aldığı şeye bak!

Oysa azıcık düşünse, azıcık şans verse, azıcık geniş baksa…

Şu üç şeyi şak diye görür:

BİR: “Günaydın” da bir hayır duadır.

İKİ: “Gününüz aydın olsun” demektir.

ÜÇ: Tıpkı “Sabah-ı şerifleriniz hayırlı olsun” demek gibi bir şeydir.

Hatta birazcık daha düşünse, birazcık daha geniş baksa… Yaklaşımı aşağı yukarı şöyle olur:

“Zaten benimle uğraşılıyor. Böyle eften püften meselelerle uğraştığım için şimdi benim üzerime daha çok gelirler. Böylece başında olduğum Diyanet kurumu daha fazla yıpranır. Çok temel, çok önemli bir mesele değil ki bu! Hatta mesele edilecek bir mesele bile değil. Ben en iyisi böyle lüzumsuz, böyle tartışmalı bir alana girmeyeyim.”

Bütün bunlar olmadığına göre…

Acaba diyorum, Ali Erbaş…

Kendisiyle ilgili yürütülen tüm tartışmalardan aslında şikâyetçi değil, hatta ve hatta gizli bir haz mı duymakta?

Ahmet Hakan’ın yazısı