Suriye, İdlib’de hareket halindeki TSK konvoyuna düzenlenen bombalı saldırıda yaşamını yitiren asker sayısı 3’e yükseldi. Milli Savunma Bakanlığı (MSB) saldırının, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde Arama-Tarama Faaliyetleri sonrası 11 Eylül tarihinde yaşandığını belirtti. Kimin düzenlediği konusunda bir açıklamada bulunmaması ise dikkat çekti.
Oysa, İdlib saldırısının ardından dün de Irak’ın kuzeyinde, 1 askerin daha yaşamını yitirdiği çatışmaya ilişkin olarak “Bölücü terör örgütü” ifadeleri kullanıldı. TSK’nin saldırı özneleri arasında neden bu ayırımı yaptığı, birini olaydan hemen sonra ilan ederken, diğer saldırının faillerini niye gizlediği merak konusu.
Aslında saldırıyı kimin yaptığı bilgisi, olaydan bir gün önce Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’’un İdlib’deki duruma dair Türkiye uyarısında gizliydi. Lavrov, bölgede muhalifler ile radikalleri ayırma çalışmalarının tamamlanmaktan uzak olduğunu, Erdoğan ve Putin arasında bu konuda, 2 yıl önce mutabakat yapıldığı halde Türkiye’nin adım atmadığını vurguladı.
Meali şuydu: “Türkiye bölgede, radikallerin temizlenmesi ile ilgilenmiyor.” İşte o radikaller, dönüp dönüp Türkiye ordusunu vuruyor. Askerler yaşamını yitiriyor.