Ülkemize gelecek olursak, elbette İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerdeki kira artışı sorunu yeni bir durum değil. Özellikle kentsel dönüşümün rant aracı haline dönüşmesiyle çoktandır deneyimlediğimiz bir sorundu. Nitekim bu kırılganlığa karşı Kadıköy gibi semtlerde, özellikle de çevrimiçi ağlar biçiminde şekillenen taban hareketleri oluşmaya başlamıştı. Emlakçılar sorunu “konut açığı”, “yüksek katlı imarların verilmemesi” gibi sektörel ihtiyaçlarına yormaya çalışadursun yıllar içinde derinleşen bu sorun bugün artık kiracıları, kentteki en kırılgan gruplardan biri haline getirmiş görünüyor. O nedenle de, kıpırdanmaların da işaret ettiği üzere kiracılık ve buna bağlı sorunlar daha çok sorgulanıyor ve toplumsal muhalefet için bir hareket alanına dönüşüyor.