17 Ağustos 1999’da resmi rakamlara göre 18 bini aşkın kişinin öldüğü depremde ortağıyla birlikte mahkum edilen tek müteahhit olan Veli Göçer hayatını kaybetti.

Milliyet gazetesinden Hilal Öztürk’ün haberine göre 76 yaşında hayatını kaybeden 17 Ağustos depreminin en çok konuşulan ismiydi.
O dönem deprem sonrası çöken binaların müteahhitlerine yaklaşık 2 bin 100 dava açıldı. Davalardan 1800’ü kamuoyunda ‘Rahşan affı’ olarak bilinen ‘şartlı salıverme’yle sonuçlandı. Geriye kalan 300 davanın 110 kadarında cezalar ertelendi. Kalanlarsa 16 Şubat 2007’de 7,5 yıllık zamanaşımı sürelerini doldurarak düştü.
99 depremi sonrası haklarında dava açılan müteahhitlerden, mahkum edilen tek isim Veli Göçer ve ortağı İsmet Kösebalaban oldu. Göçer ve Kösebalaban ‘tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek’ suçundan 18 yıl dokuzar ay hapis cezası verildi.
Karar Yargıtay tarafından onandı. Göçer, 21 Ekim 2004’te cezaevinde girdi, Ağustos 2011’de tahliye oldu. Göçer, 2018’de tekrar müteahhitliğe döndü.
‘Günah keçisi ilan edildim’
Özer salıverildikten sonra, ailesiyle birlikte enkazdan çıkan gazeteci Hilal Öztürk’e konuşmuş, ‘haklılığını kimseye anlatamadığını’ söyledi:
“90 aydır niye cezaevinde olduğumu bilmiyorum. İnşaatlar tamamlanıp teslim edildikten sonra ortağı olduğum binaları, sanki ben kendi elimle yapmışım gibi hüküm giydim. Günah keçisi ilan edildim. Oysa elimde bir Yargıtay kararı var.
İnşaatlar tamamlandıktan sonra ortak olmuş bir müteahhit için beraat kararı veriyor, ‘Sorumluluğu yoktur’ diyor. Aynı Yargıtay benim için neden çelişkili bir onama kararı verdi. 2 bin küsur deprem davası açıldı, yüzlercesi zamanaşımına uğradı, yüzlercesi ertelendi.
Neden sadece ben? Bu soruyu durmadan kendime sordum. Ben varsa cezamı çekmeye razı oldum ama benden başka kimse mi suçlu değildi. Bunca bina, bunca ölüm hepsinin tek sorumlusu ben miydim?
Ben derdimi anlatamadım. Beni depremzedelerle karşı karşıya getirip, insanların duygularını harekete geçirdiler. O acılar üzerine kimse beni dinlemek istemedi.”
Ortağı hapiste ölmüştü
Öte yandan Göçer’in ortağı Kösebalaban cezaevinde hayatını kaybetmişti. Kösebalan öncesinde bunama ve ağır hastalıkları nedeniyle dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den af talep etmiş fakat bu talebi kabul edilmemişti.