MESUDE DEMİR
@mesudedemirr
Suçiçeği hastalığını yapan ‘varicella zoster’ virüsü, vücutta yıllarca sessiz kaldıktan sonra uyanıp zonaya yol açabiliyor. Her üç kişiden biriyse yaşamı boyunca en az bir kez zona geçiriyor.

Yetişkinlerin yüzde 90’ının vücudunda varicella zoster, uyanmak için uygun zamanı bekliyor. Bağışıklığın düşmesini de fırsat bilip, uyanıyor ve vücudun farklı bölgelerinde zona odaklarına yol açıyor.
Dünyada, yılda yaklaşık 15 milyon kişi (50 yaş üstünde) zona (bilimsel adı herpes zoster) geçiriyor. Yaşlı nüfusun artışıyla bu sayının 2030’da 19 milyonu geçeceği tahmin ediliyor.
Zona her yaşta görülse de 50 yaş üstünde sıklığı artıyor. Bir kişinin zona geçirme riski 60 yaşına kadar yüzde 25 iken, 85 yaşına kadar bu risk yüzde 50’ye yükseliyor. Çünkü bağışıklık yaşla birlikte azalıyor. Hastalığın komplikasyonları da yaşla birlikte artıyor.
Türk Dermatoloji Derneği, Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) ve Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD) yaygın görülen, şiddetli ağrılara ve başka komplikasyonlara neden olan zonaya dikkat çekmek için birlikte bir kampanya başlattı.
Zonayla ilgili detaylı bilgi edinmek isteyenler için www.zonaheranuyanabilir.com web sitesi hazırlandı.
İşte 9 Soruda zona hastalığı:
1. Hedir?
Ülkemizde de yaygın görülen zona, viral bir cilt hastalığı. Varisella zoster virüsünün tekrar aktif hale gelmesiyle oluşuyor.
Vücudun bir tarafında veya yüzde oluşan ağrılı ve kabarcıklı döküntülerle kendini belli ediyor. Şiddetli ağrı, ciltte yanma hissi ve döküntülere yol açıyor.
2. Sebebi ne?
Suçiçeğine enfeksiyona yapan varisella zoster virus, zonanın da sebebi. Suçiçeği geçirildikten veya virus edinildikten sonra vücut içinde kalıyor. Yeniden aktif hale gelerek zonaya neden olabiliyor. Virüsün yeniden aktif hale gelmesini neyin tetiklediğini kesin olarak bilmese de başta bağışıklığın azalması olmak üzere birçok faktör neden olabilir.
Yaş alınmasıyla birlikte bağışıklık sistemi de zayıflamaya başlar. Virüsün yeniden aktif hale gelmesine engel olma gücü azalır.
Genelde sadece bir kez zona gelişir ancak birden fazla zona geçirme riski de var. Bağışıklık sistemi, farklı sebeplerle zayıflayanlarda zona riski artıyor.
3. Daha önce suçiceği geçiren yakalanabilir mi?
Suçiçeği, tipik olarak kaşıntıyla birlikte vücudun her yerinde kabarcıklara benzer döküntüye neden olan, çok bulaşıcı bir hastalık. Zona, suçiçeği geçirmiş olan herhangi birinde gelişebilir
4. Madem virus yapıyor, bulaşıcı mı?
Zona, suçiçeğine neden olan varisella zoster virüsünün vücutta varlığını sürdürüp yeniden aktif hale gelmesiyle oluşur. Bu nedenle bir kişiden başka bir kişiye bulaşmaz.
Ancak, suçiçeği ile zonaya neden olan virüs aynı olduğu için, hiç suçiçeği geçirmemiş veya suçiçeğine karşı korunması (aşısı) olmayan biri, hastadaki zona kabarcıklarıyla doğrudan temas ederse suçiçeğine yakalanabilir.
5. Stres, riski artırıyor mu?
Evet, artırabilir. Çünkü stres bağışıklık sistemini olumsuz etkiler. Ancak zona oluşumunda en önemli risk faktörü yaş. Vakaların çoğu 50 yaş üzerinde.
Yaşa bağlı azalan bağışıklığın yanı sıra, AİDS, kanser, romatoid artrit gibi bağışıklık sistemini baskılayan hastalıklar veya bağışıklığı baskılayıcı ilaç kullanımı, diyabet, astım, KOAH, hipertansiyon, mekanik travma zona riskini arttırıyor.
6. Belirtileri neler?
Genellikle vücudun belirli bir bölgesinde ya da yüzde ortaya çıkan ağrılı, kabarcıklı döküntüyle kendini gösterir. Döküntü başlamadan önce ağrı, kaşıntı veya karıncalanma, ortaya çıkacağı bölgede hissizlik olabilir. Bu durum döküntü ortaya çıkmadan 48 saat önce oluşabilir.
En kötü ağrılardan biri olarak tarif edilen zona, sinir yolu boyunca şerit halinde döküntülere neden olur. Hastalar ağrısını yanma, batma hissi ve elektrik şokuna benzetiyor.
Gövde üzerinde, kollarda, baldırlarda veya başta (gözler ve kulakların içleri dahil) çıkabilir. En yaygın görüldüğü bölgelerse göğüs ve karın.
Ağrılar giyinme, yürüme ve uyuma gibi günlük aktiviteleri engelleyebiliyor.
7. Hangi komplikasyonlara yol açabilir?
Zona, yaşam kalitesini ciddi ölçüde etkileyen komplikasyonlara neden olabilir. Ülkemizde her 5 zona vakasından birinde gelişiyor. Başlıca komplikasyonlar şunlar:
Postherpetik nevralji (PHN): Döküntü iyileştikten sonra bölgede aylar ya da yıllar boyunca devam eden sinir ağrısı. En sık bildirilen zona komplikasyonu bu. Yaşlılarda, gençlerden daha yaygın ve daha şiddetli görülebilir. Zona geçiren 50 yaşın üzerindekilerin yüzde 10-20’sinde PHN oluşabilir.
Oftalmik hastalık: Zona, göz tutulumu nedeniyle görme kaybı gibi ciddi oftalmik komplikasyonlara yol açabilir. Herpes zoster oftalmikus (HZO) denilen bu hastalığına yakalananların yüzde 50’sinde oftalmik komplikasyonlar görülebiliyor. Çift görme, orta veya ağır derecede görme kaybına yol açabiliyor.
Nörolojik sorunlar: Zona geçiren hastalarda nadir de olsa inme riski artabilir. felci, beyin iltihabı gibi merkezi sinir sistemine ilişkin diğer nörolojik komplikasyonlar nadiren görülür.
İşitme sorunları ve dengede bozukluk: Nadir olgularda zona virüsü merkezi sinir sisteminin işitmeyi sağlayan bölümünde aktif hale gelerek herpes zoster otikus (Ramsay Hunt sendromu) hastalığına neden olabilir. Bu sendrom, işitme, vertigo, çınlama, kulak ağrısı, yüz felci ve denge sorunlarına neden yol açabiliyor.
8. Nasıl tedavi edilir?
İlk belirtiler gözlendikten sonraki 72 saat içerisinde antiviral tedaviye başlanarak en etkili sonuç elde edilir.
9. Aşısı var mı?
Çocuklukta yapılan suçiceği aşısı, zonadan da koruyor.
Ancak yetişkinlikte yapılabilecek iki aşısı var. Zonaya karşı ilk geliştirilen aşı, canlı zona aşısı. Birkaç yıl sonra buna bir aşı daha eklendi: Rekombinant zoster aşısı. Canlı zoster aşısı, tek doz, tercihen üst kola, cilt altına uygulanıyor. Diğeriyse iki-altı ay arayla iki doz olarak kas içine yapılması öneriliyor.
Aşılar 50 yaş ve üzerindeki sağlıklı kişiler, daha önce zona geçirenler ve bağışıklık sistemi zayıflamış olanlara öneriliyor.