Ceyda Karan: Memleketi yöneten siyasi heyetin tercihlerini daha fazla sorgulama vakti

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Türkiye açısından acıklı olan, resimdeki yeri. 2015’in son devlet ziyaretinin 29-30 Aralık’ta Riyad’a yapılması manidar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “dayanışma içinde çalıştıklarını” söylediği Suud’la Suriye’de, Irak’ta, Yemen’de her konuda hemfikir. Kendi ifadeleriyle, “Ortadoğu’daki gelişmelere aynı bakıyoruz. Siyasi bakışımız da aynı, askeri yönden bakışımız da aynı.” Şimdi “stratejik işbirliği konseyi” de kuruluyor. Suud’un hazzetmediği yanar döner İhvan pürüz yaratacak değil!

Suud öncülüğünde kurulmuş, inkârcılara rağmen 34 üyeli diye sunulan şu tuhaf Sünni Ordusu’na da askeri katkımızı esirgemeyecekmişiz. Zaten “Allah’ın izniyle” Katar’da üslenip “Yeni Osmanlı”yı Arabistan ellerinde şahlandırmaktayız.

Bu resmi ancak Erdoğan’ın Riyad dönüşü aklındaki başkanlık sistemini izah için “Nazi Almanyası” örneğini vermesi tamamlardı! Sonradan yapılan yazılı açıklamadaki “insert” olumsuzlama, videosu da olan canlı yayında hiç yokken “anlayan anlayacağını anladı.”

Bu mezhepçi savaşta ne işimiz var diyenler… Memleketi yöneten siyasi heyetin tercihlerini daha fazla sorgulama vakti. Yoksa 21. yüzyılda “Hitler’li hedeflerle”, kendi yurdunda Kürtlere açılan savaş eşliğinde bölgede tüm kötülüklerin anası Suud ile yan yana kalakalacağız.

Ceyda Karan’ın yazısı