Hasan Cemal: Demirtaş'ı şeytanlaştıranlar, önce dönüp Saray'daki Sultan'a baksınlar

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Selahattin Demirtaş ‘vatan haini’ ilan edildi, ‘ihanet’le suçlanıyor her yandan.
Ama bakın.
Demirtaş hain değil!
Hayır değil.
Demirtaş, ihanet içinde değil.
Kötülük yapan o değil.
Tam tersine…
Bu memlekete kötülük yapanlar onu ‘ihanet’le suçlayanlardır.
Bu memlekette barış ve demokrasiyi kundaklayanlar Demirtaş değil, onu her Allah’ın günü şeytanlaştırmaya başlayanlardır.
Demirtaş, bu toprakların acılarını iliklerine kadar hissetmiştir, yaşamıştır.
Kürtlerin acılı coğrafyasını, Kürtlerin trajediye doymayan topraklarını barışa, özgürlüğe kavuşturmak için elini her zaman taşın altına koymuştur.
Elinden geleni yapmaya çalışmıştır.
Bugün Selahattin Demirtaş’ı şeytanlaştıranlar, önce dönüp Saray’daki Sultan’a baksınlar.
Önce onun yanlışlarını vurgulasınlar.
Önce Saray’ın 1 Kasım için nasıl savaş düğmesine bastığını sorgulasınlar.
Bugün şeytanlaştırma ateşlerine odun atanlar önce dönüp ‘Saray’a baksınlar.
Önce devletin yanlış politikalarına itiraz etsinler.
Çok kolayına kaçıyorlar.
Devlete hiç itirazları yok!
1990’ların ‘asker gazeteciliği’nden sonra şimdi de ‘saray gazeteciliği’ne, ‘saray yazarlığı’na soyunmak gerçekten ayıp oluyor.
Yazıktır, günahtır.
“Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır!” zihniyetiyle, “Katli vaciptir!” sloganlarıyla bu topraklarda çok kıyım yapıldı, büyük acılar çekildi.

Hasan Cemal’in yazısı