Bazen demokrasi bile olan militer-histerik-kapitalizmin iki şeyi meşhurdur zaten: Bir, krizi. İki, hipokrizi. Yani ikiyüzlülük, binbirsuratlık. O sinsi surat, esas suret olarak kendini gösterdikçe, hakikaten kendimizi iyi hissediyoruz.
Çünkü al beni vur ona! Ver 3 milyar doları, vur bana! Tutayım mültecileri, vurayım yerlilere.
Özetle, devletimiz AB’den ne koparmışsa, hepsi hiç yoktan iyidir! Hiç yok olan çocuklar, hiç yok olan gençler, hiç yok olan hak, hukuk, özgürlükler varken yani yokken, elde ne kalmışsa, ne varsa iyidir!
Türkiye, tarihin bu diliminde, 2 milyondan fazla insana kucak açmış bir ülke olarak bir insanlık timsaliydi… Kendi delik deşik şehirlerinin, paramparça insanlarının, tabut tabut sıvasız hane çocuklarının, zincirli fikirlerin, fır fır Tırların diyarında tek parlayan insanlık buydu işte.
Bezirgân AB onu da avroya çevirdi şimdi! Boş ver, hiç yoktan iyidir!