AKP’nin IŞİD’e ve Türkiye’deki faaliyetlerine yönelik politikası tartışılırken, sınır hattına giden İngiliz özerk yayın kuruluşu BBC, örgütün Suriyeli sığınmacıların beyinlerini nasıl yıkadığını su yüzüne çıkardı.
BBC’ye Türkiye’den konuşan 13 yaşındaki bir sığınmacı çocuk IŞİD hakkında, ”Eğer benden Türkiye’ye saldırmamı isterler ve kutsal bir emir verirlerse, bunu yaparım” dedi.
Söyleşiye özel kostüm giydi
‘Ebu Hattab‘ olarak tanınmak istediğini söyleyen 13 yaşındaki çocuk, BBC muhabirleri Rengin Arslan ve Mark Lowen’la ‘güney Türkiye‘de, sığınmacı ailesiyle birlikte kaldığı evde görüştü. BBC’ye göre ‘ilk bakışta normal bir çocuk gibi görünen‘ Ebu Hattab, söyleşiye başlamadan hemen önce yan odaya gidip siyah bir maske ve kamuflaj tişörtü giydi.
Aşırılıkçı kampa gitmiş
Ebu Hattab, annesinin kendisini geçen yıl eğitim için Şam el İslam adlı örgütün kampına gönderdiğini, burada silah ve şeriat eğitimi aldığını anlatıp BBC’ye kampta çekilen fotoğraflarını gösterdi.
Küçük çocuk, birkaç hafta içinde IŞİD’in Suriye’deki kalesi olarak bilinen Rakka’ya gitmek istediğini söyledi. Günlerini internet başında cihat videoları izleyip Facebook’ta IŞİD militanlarıyla konuşarak geçiren Ebu Hattab, ”IŞİD’i seviyorum çünkü şeriatı izleyip kafirleri, Sünni olmayanları ve İslam’dan dönenleri öldürüyorlar” diye konuştu.
‘Kafalarını kesmeliyiz’
13 yaşındaki çocuğun, kafa kesme görüntülerinin yanı sıra Alevi, Ezidi, Hristiyan ve Kürtlere yönelik katliamlarıyla tanınan IŞİD hakkında beyninin nasıl yıkandığını şu cümleler ortaya koydu: ”Öldürdükleri kişiler Amerikan ajanları. Allah’ın Kuran’da söylediği gibi onların kafalarını kesmeliyiz.”
‘Türkiye’ye saldırırım’
Ebu Hattab, şu an yaşadığı Türkiye veya Britanya’ya bir saldırı düzenleyip düzenlemeyeceği sorusuna da korkutucu bir yanıt verdi: ”Britanya’ya NATO üyesi ve IŞİD’e karşı olduğu için saldırılmalı. Ama sadece bunu hak edenleri öldürürüz. Eğer benden Türkiye’ye saldırmamı isterler ve kutsal bir emir verirlerse bunu yaparım. Batı yakında bitecek.”
‘IŞİD yardıma geldi’
Ebu Hattab’ın annesi Fatma da, IŞİD’e sempati beslediğini saklamadı.
Ancak Fatma, oğlunu Şam el İslam örgütünün kampına gönderdiğini kabul etse de beynini yıkamadığını söyledi: ”Onu IŞİD’e katılması için hiçbir zaman cesaretlendirmedim. IŞİD’in bazı inançlarını destekliyorum ama hepsini değil. Fakat dünyanın diğer kötücül güçlerinin aksine, Suriye halkına yardım etmeye geldiklerini düşünüyorum.”
Anne: Ölürse üzülmem
Anne Fatma, oğlunun şiddete bulaşmasını engellemeye de pek yanaşmadı: ”Eğer savaşmak istiyorsa onu durduramam. Savaş çocukları erken büyütüyor. Onun gelecekte bir lider, emir olmasını istiyorum. Batılılar tarafından öldürülürse üzülmem. Diğer oğullarımın sivil toplum örgütleri için barışçıl işler yapmasından utanıyorum. Silahlanmalılar.’‘