Tasarruf tedbirine 'bakanlık cingözlüğü': Yerli makam aracı ihalesiyle yabancı araç

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun göreve getirildiğinin ertesinde ‘kamuda tasarruf tedbirleri’ gerekçesiyle aldığı ilk kararlardan yerli makam aracı kullanılması kuralını bakanlıkların ‘çeşitli bahaneler‘le hiçe saydığı ortaya çıktı.

İhalesi yerli, kendi yabancı

diyanet makam araci

Hürriyet’ten Hacer Boyacıoğlu’nun haberine göre, Tarım Bakanlığı’nın kuralı nasıl esnettiği 2014 yılına ilişkin Sayıştay raporuyla ortaya çıktı.

Makam aracı ‘cingözlüğü’nün detayları rapora göre şöyle:

Bazı genel müdürlükler makam aracı için ihale açıyor ve ihalede ‘yerli otomobil’ şartı getiriliyor. İhale tamamlandıktan sonra ise yüklenici firma bakanlığa yabancı otomobil temin ediyor. Buna göre, bakanlığa bağlı genel müdürlüklerde, üç Volkswagen, iki Skoda araç bahsedilen formülle ‘filo’ya eklendi.

Durumu fark eden Sayıştay, ne olursa olsun yabancı menşeli taşıt edinilemeyeceğine ilişkin Bakanlar Kurulu kararı ve Taşıt Kanunu’nun çiğnendiğini kaydederek bakanlıktan açıklama istedi.

Bazı sıkıntılar sebep olmuş…

Gelen açıklamada ise araç kiralamalarının Bakanlar Kurulu kararlarına uygun olarak yapıldığı ancak sözleşme imzalandıktan sonra ‘bazı sıkıntılar’ yaşandığı öne sürülüyor.

Bu sıkıntıların nedenleri ise şöyle özetleniyor: “Sözleşme imzalandıktan sonra çeşitli nedenlerle (şartnamede belirtilen aracın ellerinde bulunmaması, araçların arıza yapması v.b.) yüklenici firma tarafından karşılanamayacağı gerekçe gösterilerek, aynı özelliklerde fiyat farkı ödenmeksizin sunulan yabancı menşeli araçlar hizmetlerin aksamaması amacıyla birimler tarafından kullanılmaya başlanmıştır.”

Sayıştay ‘yemedi’

Ancak Sayıştay bu açıklamayı ‘inandırıcı’ bulmadı. Sayıştay denetçilerinin değerlendirmesinde, yerli araçla hizmetlerin aksamayacağı belirtilerek hem kanunların hem de Bakanlar Kurulu kararlarının hiçe sayıldığı belirtildi.

Sayıştay ihalede kararı verilen aracın yüklenici tarafından sağlanamaması durumunda yapılacakları ise şöyle belirtti: “İhale Kanunu’na göre yapılması gereken işlem, yüklenicinin sözleşmeye uygun davranması konusunda uyarılması, uymuyorsa da sözleşmenin feshedilmesi ve yüklenici hakkında yasaklama kararı alınması gerekmektedir.”

Üstelik Sayıştay ihale ve ödeme belgelerinin incelenmesinde ‘araçların arıza yapması nedeniyle’ yabancı menşeli araçlarla değiştirildiğine ilişkin hiçbir kaydın mevcut olmadığını da ‘yakaladı’.

Buna göre, başından itibaren araçlar yüklenici tarafından yabancı menşeli araç olarak kuruma verildi.

‘Arızalıysa yenisi de yerli olmalıydı’

Sayıştay, Tarım Bakanlığı’nın ‘cingözlüğü‘nü şu ifadelerle özetledi: “Kaldı ki, araçların sonradan arıza nedeniyle değiştirilmesi gerekse dahi ihale şartnamesine uygun olarak yabancı menşeli araç yerine yine yerli araçla değiştirilmesi gerekir. Diğer yandan, arıza yapan araçların yerine yerli araç kullanımının, hizmetin aksamayacağı da aşikardır. Bu itibarla, bulgumuzda da belirtildiği üzere, 237 sayılı Taşıt Kanunu’nun 10 uncu maddesinin 5 inci fıkrasının açık hükmüne aykırı olarak, bakanlığın bazı birimlerinin yerli olarak ihalesi yapılan araçları, ihaleden sonra yabancı menşeli araçlara çevirmesi ve bu şekilde kullanması uygulamasının belirtilen kanuna aykırı olduğu değerlendirilmektedir.”