Nitekim Yunan muhalefeti ve basını da bu sonucun Atina için tam bir fiyasko olduğunu açıkça itiraf ediyor. Türk yetkilileri ve medyası da Zirve’nin sonucunun daha çok bu yönü üzerinde durdu.
Kuşkusuz bu tespit doğrudur. Ama bu, gerçeğin bir yüzünü yansıtıyor. Bir de öbür yüzüne bakmak gerek. AB ambargo yoluyla Türkiye’yi baskı altında tutmaktan vazgeçmiş değil. Konu gündemde kalıyor. Hatta AB, 20 Ocak’tan sonra ABD’deki Biden yönetimiyle bu alanda koordine bir çalışma yürütmek kararında.
Gerçi Merkel’in Almanya’sının başını çektiği AB üyeleri, jeostratejik ve ekonomik çıkarlar nedeniyle, Türkiye’yi uzaklaştırmak veya kaybetmek istemiyor. Onların gayretiyle, son toplantıda ambargo kararı çıkardı. Fakat konu kapanmış değil. Açıkçası, AB Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikasını değiştirmesini şart koşmaya devam ediyor. Yani konu Demokles’in kılıcı gibi ortada duruyor. Gerçeğin bu yüzünü de görüp ona göre bir strateji kurmak gerek.