Bu seçimde AK Parti, MHP ve İYİ Parti’nin milliyetçilik dalgasının etkisiyle yükseldiğini hepimiz görüyoruz. Bu üç partinin oylarının toplamı % 64 gibi bir oy ediyor. Özellikle gençler arasında milliyetçiliğin çok güçlü ve hızlı biçimde yayıldığını söyleyebiliriz. İşte bu üç partiyi beseleyen, özellikle MHP’yi büyüten şeylerden biri de bu akımdır.
Ancak şunu söylemeliyiz ki, Türkiye’deki milliyetçilik akımı, karakteristik olarak Avrupa’ya benzemiyor. Aşırı ırkçı değil, yabancı düşmanlığı yoğun değil, çok kültürlülüğe karşı değil ve şiddet eğilimli hiç değil.
MHP-AK Parti ittifakında Kürt oylarının hala AK Parti’ye gelmesinin en önemli sebebi, milliyetçi tonunun kararında tutulmasıdır. Erdoğan ve Bahçeli, tüm konuşmalarında son derece dikkatli olmuş, Kürtleri ve diğer etnik unsurları küstürmemiştir.
Türkiye daha soft bir milliyetçilik, milli/yerli kavramlarıyla kendisini tarif eden bir akımın etkisindedir destek daha doğru olacak. Bunun da çok tehlikeli olduğunu söylemek doğru olmaz. Ancak yine de özgürlükler, çok renklilik, çok kültürlülük ve farklılıkların korunması açısından dikkatli olmak gerek.