Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, her üniversite kampusünde bir cami olmasını istedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı ülke genelindeki cami sayısının, 2005- 2015 yılları arasında 8 bin 985 arttığı ortaya çıkmıştı.
‘Mabetsiz üniversiteler kabul edilemez’
Cumhuriyet’te yer alan habere göre Görmez, Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde düzenlenen hizmet içi eğitim seminerinde, üniversite camilerinde görev yapan imamlara seslendi.
Geçmişte üniversitelerde öğrencilerinin ve çalışanların ibadetlerini zor şartlar altında yaptıklarını savunan Görmez, her üniversitede ibadetin ‘rahatlıkla yapılması’nın gençlerin geleceği açısından çok önemli olduğunu öne sürdü.
Dünyada birçok üniversiteyi ziyaret ettiğini anlatan Görmez, Türkiye’deki üniversitelerin mabetsiz olmasının ‘kabul edilemez’ olduğunu savundu.
Görmez ‘akademiye dair tespitlerine’ şöyle devam etti: “O fizik okuyan öğrencilerimizin, fiziğin arkasındaki metafizikle tanışması bakımından, matematik okuyan öğrencimizin tabiata, kainata Allah’ın yerleştirdiği kanunların yanında mabette Allah’ın kitabına yerleştirdiği kanunları öğrenmesi ona sadece bir zenginlik kazandırır. Onu mahrum etmez, onu fakirleştirmez. Onu çok daha geleceğe hazır hale gelen, kendi ülkesine yabancı olmayan, kendi ülkesinin tarihiyle, kültürüyle, medeniyetiyle barışık bir insan, bir bilim adamı veya bir yönetici olmasını sağlamaktan başka bir faydası olmaz. Bütün bunlar kendisi için son derece faydalı şeylerdir.”
‘Ülkemizin geleceği için önemli’
Her kampüsün içinde bir cami olması gerektiğini savunan ve bunun ülke geleceği açısından önem arz ettiğini belirten diyanet işleri başkanı, üniversitelerde görev yapacak imamların farklı niteliklere sahip olması gerektiğini söyledi.
Görmez şöyle konuştu: “Her kampusün içinde, o kampusün mimarisiyle barışık, bütün öğrencilerimizin kalplerine ruhlarına açık bir mabedin varlığı ülkemizin geleceği açısından da önem arz ediyor. ODTÜ’de görev yapan arkadaşımız ile Iğdır Üniversitesi’nde görev yapan arkadaşımız arasında bir iletişim olmalı. Her birimiz birbirimizin tecrübesinden istifade ederek, yararlanarak farklı uygulamaları, kendi illerimize, kendi üniversitelerimize, kendi camilerimize taşıyabilmeliyiz.”