Trump’ın Türkiye’ye yönelik olarak attığı bir tweetin nasıl bir kur dalgalanmasına yol açtığı ve Türkiye’nin dış borcunun bir anda nasıl katlanarak arttığı bir kabus gibi akıllarda. Merkez Bankasına müdahalelerden ekonominin başına yerleştirilen Bakan Albayrak ile yolların ayrılmasına kadar giden bir dizi kritik gelişme hep bu kırılgan dengenin içinde yaşandı.
Böylesi bir tablo varken, AB ve ABD ile diyalog kanallarını kapatacak kadar üst perdeden konuşabilecek bir ‘milli dış politika’ kalibresi beklenemezdi zaten. AB’nin yaptırım seçeneğini önlemek için ‘yargı, ekonomi ve demokraside reform’ söylemleri dillendirildi. Dillendiren de, dinleyen de, bunların nakite tahvil yönü dışında bir içeriğe sahip olmadığını biliyordu.
Bu tablo bize, o çok şişirilen ‘milli dış politika’nın titreyişini gösterdi.