Zeynep Gürcanlı: Dünya coğrafyası 'hibrit savaşın cephesi' haline gelmiş durumda

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Baltıklar’da hava sahasına giren SİHA’lar, Mekke üzerinde düşürülen bir drone, Kızıldeniz’de ticaret gemilerine yönelik saldırılar, Avrupa’da kritik altyapıya ilişkin sabotaj uyarıları…

Biri Avrupa’nın kuzeyinde, NATO’nun doğu kanadında; diğeri Suudi Arabistan’da, İslam dünyasının en hassas merkezlerinden birinin üzerinde. Aralarında binlerce kilometre var. Farklı aktörler, farklı hedefler ve farklı siyasi denklemler söz konusu.

Ancak hepsinin işaret ettiği daha büyük bir gerçek var: Savaşın kendisi değişiyor.

Artık savaş yalnızca orduların karşı karşıya geldiği cephelerde yaşanmıyor. İHA’lar ve SİHA’lar, siber saldırılar, sabotajlar, kritik altyapıya yönelik operasyonlar, ekonomik yaptırımlar, enerji hatları ve ticaret yolları da savaşın araçlarına dönüştü.

Bir ülkenin topraklarını işgal etmeden güvenliğini tehdit etmek, hava sahasını zorlamak, kritik altyapısını hedef almak, ticaret yollarını kesintiye uğratmak veya ekonomik sistemini baskı altına almak mümkün hale geldi. Tüm dünya coğrafyası “hibrit savaşın cephesi” haline gelmiş durumda. Üstelik “belirsizlik ve inkâr edilebilirlik” de artık bu hibrit savaşın araçlarından biri. 

Geleneksel savaşta cephe çizgisi belliydi. Hangi ordunun nerede bulunduğu, hangi bölgenin kontrol edildiği ve saldırının nereden geldiği büyük ölçüde görülebiliyordu. Hibrit savaşta ise cephe genişledikçe genişliyor.

Zeynep Gürcanlı’nın yazısı