Zeynel Lüle: Türkiye'nin mevcut yaklaşımı, sadece çatışmasızlık (negatif barış) üretmeye çalışıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’nin iç siyaseti ile dış politikası birbirine paralel bir yol izliyor. İçeride güvenlik-demokrasi dengesi tartışılırken, dışarıda Suriye’nin toprak bütünlüğü ve terör tehdidi masada. Ancak içeride demokrasinin zayıflaması, dışarıda barış arayışını da baltalıyor.

Bu noktada Johan Galtung’un ‘negatif barış’ ve ‘pozitif barış’ ayrımına dikkat çekmem gerekiyor. Türkiye’nin mevcut yaklaşımı, sadece çatışmasızlık (negatif barış) üretmeye çalışıyor. Oysa demokrasi, özgürlük ve toplumsal güven olmadan kalıcı bir barış (pozitif barış) mümkün değil.

Sonuç olarak, Türkiye hem içeride hem dışarıda kritik bir yol ayrımında. İçeride demokrasi eksikliği, kayyım uygulamaları, gazetecilerin tutuklanması ve muhalefete baskı, toplumsal güveni zedeliyor. Dışarıda ise 10 Mart Mutabakatı’nın akıbeti belirsiz. Bu tablo, barış görüşmelerinin başarı şansını sorgulatıyor.

Kısaca; barış, sadece sınır ötesi mutabakatlarla değil, içeride demokrasinin güçlendirilmesiyle mümkündür. Demokrasi olmadan barış olmaz; barış olmadan da güvenlik sağlanamaz. Türkiye’nin geleceği, bu ikili çelişkinin çözülmesine bağlıdır. Eğer içeride demokratik meşruiyet güçlendirilmezse, dışarıda barış masaları da sonuçsuz kalacaktır.

Zeynel Lüle’nin yazısı