Yusuf Karadaş: MHP'nin 120 sayfalık raporunda Kürt sorununun adı bile geçmiyor 

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Kürt sorununda geçtiğimiz yılın ekim ayında başlatılan süreçle ilgili iktidar cephesinden atılan tek somut adım Meclis’te ‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulmasıydı. Bilindiği gibi bu komisyon çalışmalarını tamamladı ve içerisinde yer alan partilerden AKP ve CHP dışındakiler sürece dair çözüm önerilerini kapsayan raporları TBMM Başkanlığı’na gönderdi.

MHP Lideri Bahçeli’nin hem sürecin sözcülüğünü üstlenmiş olması ve hem de zaman zaman iktidar içinde tartışmalara yol açan çıkışlar yapması, iktidar ve devletin çözümünün sınırlarının görülmesi bakımından MHP’nin sunacağı raporu önemli hale getiriyordu. Ancak MHP’nin 120 sayfalık raporuna bakıldığında Kürt sorununun adı bile geçmiyor ve çözüm; ‘terör örgütünün tasfiyesi ve örgüt üyelerinin topluma yeniden kazandırılması’ çerçevesi içinde atılması gereken adımlarla sınırlandırılıyor.

İnfaz düzenlemesi yapılması “Bütün örgüt üyelerinin silahlarının imha edildiğinin ve örgüt yapısının dağıtıldığının devletin güvenlik/istihbarat örgütleri tarafından tespit edilmesi” şartına bağlanıyor. ‘koşullu salıverme’ adı altında yapılacak infaz düzenlemesi de silah bırakacak ya da tahliye edilecekler için adeta açık cezaevi koşullarını dayatan bir ‘kontrol’ mekanizması oluşturulmasını öngörüyor.

MHP ve AKP tarafından hazırlanan raporlar, iktidar blokunun Kürt sorununun çözümü ve demokratikleşme gibi bir gündeminin olmadığını ve en başından ‘terörsüz Türkiye’ olarak tanımladıkları süreçte Kürt silahlı güçlerinin tasfiyesiyle sınırlı bir yaklaşım içinde olduklarını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Yusuf Karadaş’ın yazısı