Yücel Özdemir: Almanya'da uğradıkları haksızlığın hesabının Erdoğan tarafından sorulacağına inanıyorlar

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

İnsanların “Almanya’da yaşayıp otoriter bir lideri ve sistemi savunmalarına” akıl erdirilemiyor. Özellikle de gençlerin…

Peki bütün bunlara rağmen sandık başında giden 660 bin seçmenin yüzde 65’i neden Erdoğan’a oy verdi? Yanıtları şu şekilde sıralamak mümkün.

Türkiye kökenliler arasında Erdoğan’a destek verenlerin oranının Türkiye ortalamasının üzerinde olması yeni bir durum değil. Yıllardır biliniyor. Çünkü, Almanya’ya çalışmak üzere gelen Türkiye kökenli göçmenler arasındaki “yaban elde” gelenek göreneklerden, dinden, ulusal kimlikten kopma korkusu, onları bu kimliklere daha fazla sarılmaya götürdü. İlk kuşak işçiler bu korkularını sonraki kuşaklara aktarmaya devam ettiler. Gelenlerin azımsanmayacak bir bölümünün bugün Erdoğan’ın en fazla oy aldığı kentlerden olması da “memleket”le bağların halen güçlü olduğunu ve sürekli yenilendiğini gösteriyor.

Alman devletinin, partilerinin ve medyasının izlediği politika, kullandığı dil bu kesimleri daha fazla Erdoğan’a yaklaştırmaktadır. Son iki yıldır hükümet ve medyada yer alan açıklamalar ve eleştirilerin Erdoğan’a yaradığı oyların artmasıyla görülüyor. Ama en önemlisi ayrımcılığa uğrayan, eşit haklardan mahrum bırakılan Türkiye kökenliler arasında, Almanya yaşanmaz bir ülke haline geldiğinde Türkiye gidilecek ilk memleket olarak görülüyor. Bu nedenle Almanya ve diğer ülkelerin eleştiri oklarını yönettiği Erdoğan’a sahip çıkma, Türkiye’ye sahip çıkmayla özdeşleştiriliyor. Başka bir deyişle bu kesimler Almanya’da uğradıkları haksızlığın hesabının Merkel’e “kafa tutan” Erdoğan tarafından sorulacağına inanıyorlar.

Yücel Özdemir’in yazısı