Yücel Demirer: İstanbul Barosu seçim sonucunun siyasal içeriğini görmemek hata olur

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İstanbul Barosunun 128. Olağan Genel Kurulunda da başkanlık seçimini Cumhuriyetçi Güç Birliği Adayı Ümit Kocasakal, azımsanmayacak bir oy farkıyla kazandı.

Kocasakal, adaylık ve genel kurul sürecinde milliyetçi söylemiyle dikkat çekmişti. Seçim sonrasında açıklama yaparken etrafında bulunanların bozkurt işaretiyle görüntüye girmeleri, bu söylemi pekiştiriyordu. Seçimi kaybeden Kabaoğlu ekibi ise İstanbul Barosunu hukukun üstünlüğünü savunarak, yargı erkinin iktidar tarafından araçsallaştırılmasına itiraz ederek ve yargı eliyle mağdur edilenlere şu ya da bu biçimde sahip çıkarak yönetmişti.

Seçim sonuçlarında Suriye’de öldürülen gazetecilerle ilgili olarak Kaboğlu yönetimine karşı açılan davanın ve Kaboğlu’nun Anayasa’nın ilk dört maddesine ilişkin sözlerinin ısrarla çarpıtılmış oluşunun etkili olduğu görülüyor. Ancak, bu seçim sürecinin ve sonucunun meslek odası yönetimi seçiminin ötesine taşan siyasal içeriğini görmemek hata olur.

Seçim sonuçlarından daha kaygı verici olan, yaklaşık 70 bin üyesi olan İstanbul Barosu seçimlerinde sadece 28 bin 515 avukatın oy kullanmış olmasıydı. Ülkedeki demokrasi kalitesinin ve yargı kurumlarının güvenilirliğinin dipte seyrettiği bir dönemde gerçekleşen bu katılım düzeyi, hukuka yönelik iktidar kaynaklı müdahalelerin yanına, hukuk dünyasındaki piyasalaşma ve apolitikleşme eğilimini de bir tehlike olarak eklemiş görünüyor.

Kaboğlu dönemini “Cumhuriyete karşı kalkışma”, Suriye’de öldürülen gazetecileri “Ne olduğu belirsiz iki kişi” olarak tanımlayan, Kaboğlu’nun “Türkiyeli avukatlar” hitap tercihini salonda tansiyon yükselterek eleştiren bir yaklaşımın İstanbul Barosu yönetimine gelişi ülkenin hukuk düzeyi açısından kaygı veriyor. Öte yandan sonuçlar, önümüzdeki dönemin siyasal şekillenmesine ilişkin bir işaret fişeği anlamı taşıyor.

Yücel Demirer’in yazısı