Ülkeden ülkeye değişen bazı yerel etkenler de var, bütün ülkelerde geçerli küresel, evrensel ve yapısal meseleler de.
Mesela bazı ülkelerde yeterince konut arzı yok. Çevresel hassasiyetler, imar kurallarının katılığı yüzünden yeni inşaatlar yapılmıyor ya da az yapılıyor.
En ilginç evrensel ve küresel etkenlerden biri artan yaşam süresi.
İnsan ömrünün uzaması, Y ve Z kuşağının ev alma şansını etkiledi.
Çünkü insan ömrünün uzaması, emeklilik yaşının artmasına ve dolayısıyla iş gücünde daha uzun süre kalmaya neden oluyor. Bu durum, eski kuşakların emeklilik fonlarını daha uzun süre kullanmamaları ve dolayısıyla mülklerini satmamaları veya miras olarak bırakmamaları anlamına geliyor.
Bu da genç kuşaklar için mevcut konut piyasasında daha az seçenek ve yüksek fiyatlar gibi sorunlara yol açıyor. Anne ve babaların ömrü uzayınca, ailelerinden bir sermaye oluşturacak miras da genç yaşlarında onlara kalmıyor.
Etkenlerden biri daha iyi eğitim almış Y ve X kuşağının yaşamak için konut arzının esnek olmadığı ve fiyatların yüksek olduğu şehirlerde yaşamayı seçmesi.
Nüfus hareketliliği, göç de küresel etkenlerden biri. Yeni neslin geç yaşta evlenmesi de etkenlerden biri.
Bütün bu küresel ve yapısal etkenlere Türkiye’de bir de istikrarsız ekonomi, çok yüksek enflasyon, gelecek belirsizliği de ekleniyor.