YENİ Parti, Mekke Anlaşması teklifini desteklemeyecek

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Mekke Anlaşması’na ilişkin kanun teklifi için “Türk askerini Yemen çöllerine göndermeye asla destek olmayız” dedi.

Fotoğraf: AA

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, 7 Ağustos’ta Mekke adıyla ortak savunma anlaşması imzalamıştı. Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinde imzalanan anlaşmayla üç ülkeden herhangi birine saldırı, üç ülkeye yapılmış sayılıyor.

Yemen’deki İran destekli Husiler, Mekke Savunma İttifakı üyesi Suudi Arabistan’a saldırılarını sürdürüyor. Saldırılar, Türk askerinin Yemen’e gönderilip gönderilmeyeceği tartışmalarına neden olmuş, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) 8 Ekim’de şu açıklamayı yapmıştı:

“Üzerinde mutabık kalınan askeri kuvvet ve yeteneklerin Suudi Arabistan’a sağlanması ve konuşlandırılması için gerekli tedbirler görüşülmüştür. Ülkemiz tarafından sağlanabilecek askeri kuvvet ve yeteneklere ilişkin süreç, anayasamız ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütülecektir.”

23 Ekim’de Nazlı Çelik’e konuşan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’se şunları söylemişti:

“Katar’da olduğu gibi Suudi Arabistan’a yönelik muhtemel askeri desteğimizin temel amacı da caydırıcılığın güçlendirilmesi olacaktır. Husilerle herhangi bir çatışmaya girilmesini kesinlikle öngörmüyoruz. Önceliğimiz, bölgede yeni gerilimlerin ortaya çıkmasını önlemek, güvenlikle istikrara katkı sağlamaktır.”

Bu arada Mekke Anlaşması’nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi TBMM Dışişleri Komisyonunda görüşülüyor. Teklif daha sonra genel kurulda onaylanacak.

‘Dış politikamız şahsileşmiştir’

Özgür Özel bugün YENİ Parti İl Başkanları toplantısının açılışında anlaşmanın TBMM’de onaylanmadan yürürlüğe girmiş gibi uygulanmasını eleştirdi. AKP’nin Türkiye’nin dış politikasını şahsileştirdiğini savunan Özel, şöyle konuştu:

“Bugünlerde Meclis’ten geçecek Mekke Anlaşması konuşuluyor, Türkiye’nin dış politikası tartışılıyor. Bu iktidar her alanda sadece kendi menfaatini düşünmektedir. Bu nedenle dış politikamız şahsileşmiştir. AK Parti’nin dış politikası milletin ortak çıkarlarına, ülkenin orta, uzun vadedeki yarınlarını düşünen değil sadece iktidarın sürmesini düşünen Erdoğan’ın çıkarlarını düşünen ikili pazarlıklara dönüşmüştür.

AK Parti’nin dış politikasının ilkesi, prensibi, stratejisi yoktur. Sadece ve sadece kendi menfaatleri vardır. AK Parti’nin dış politikası dışarıdan bakıldığında, tarafsız bakıldığında, manipülasyonlardan kurtarıldığında, algı operasyonları aşıldığında kaybeden, ülkeye kaybettiren bir dış politikadır. Sürekli ölüm veren ama kazanım sağlamayan bir dış politikadır.

Amerika ilişkileri Trumpçı olmakla, Avrupa’yla ilişkileri pazarlıkçı olmak ve Avrupa’nın istediğini vermek, karşılığında kendine taviz koparmak üzerine konumlandırılmış bir dış politikadır.

‘YENİ Parti, Trump’tan meşruiyet dilenen acizliği reddediyor’

YENİ Parti, Türkiye’nin Ortadoğu ilişkilerinin başarıyla ve bölgesel kalkınma amaçlayan bir zeminde yürütülmesini savunuyor. Ortadoğu’da emperyalistlerin Amerika ve İsrail’in çıkarlarına hizmet etmeyiyse reddediyor. YENİ Parti, Trump yönetiminin her dediğini yapan ve karşılığında onlardan meşruiyet dilenen acizliği reddediyor.

‘Türk askerini Yemen çöllerine göndermeye destek olmayız’

Türkiye’nin Arabistan, Pakistan’la ilkeli anlaşmalar yapmasına, savunma alanında işbirliği yapmasına kategorik olarak bir itirazımız olamaz. Ancak Türkiye’nin ‘Bir savunma işbirliği anlaşması yapıyoruz’ diye savaşta olan bir ülkeyle anlaşma yapmasına, savaşa taraf yapılmasına, Türk askerini Yemen çöllerine göndermeye de YENİ Parti asla sessiz kalmaz, asla destek olmaz.

Anayasanın 90 ve 92’nci maddeleri ihlal edilerek, Meclis bypass edilerek oraya gidip anlaşmalar yapmak, anlaşma Meclis’e sunulmadan İstanbul’da koordinatörler atamak, gidip asker yollamanın taahhütlerini vermek asla kabul edilemez.

‘Yemen’de barışın tarafında olmalıyız’

Biz Yemen’de savaşın değil, barışın tarafında olmalıyız. O yüzden Türk askerini Amerika’nın, İsrail’in çıkarları için çatışma alanlarına göndermek ve taarruzi faaliyetlerin içine sokmak asla ve asla kabul edilemez. Buna bütün gücümüzle, dilimiz döndüğünce, Meclis’te anayasanın ve içtüzüğün verdiği bütün yetkileri kullanarak itiraz etmeye devam edeceğiz.”

‘Erdoğan’ı Amerika’da seven tek kişi Amerika’yı yönetiyor’

Erdoğan iktidarı, her dediğine Trump’ın ‘evet’ demektedir. Karşılığında Türkiye’nin menfaati ise toplamda sıfırdır. Yani Türkiye’nin ABD ile değil, Trump’ın Erdoğan’la ilişkisi vardır. Öyle şanssız bir dönemdeyiz ki Erdoğan’ı neredeyse Amerika’da seven tek kişi Amerika’yı yönetmektedir ve maalesef neredeyse Trump’ı Türkiye’de seven tek kişi de Türkiye’yi yönetmektedir. Ama buradan ne Türkiye’ye, ne Türkiye’nin çıkarlarına hiçbir fayda üretilmemektedir.

Mekke Anlaşması’nın ilk toplantısı İstanbul’da yapıldı

Trump Mekke Anlaşması’ndan memnun