5 yılı Keçiören’de olmak üzere neredeyse 25 yıl başkentlilerin başına çorap gibi örülen Melih Gökçek’in artık kaçış yolları kapalı. “Metal yorgunluğu” gerekçesi ile istifaya zorlanan Gökçek’e “Kimlerin yargılanmama sözü” verdiği de bir müddet sonra ortaya çıkacak. Belediye Başkanlığını, siyaseti “meslek” haline getiren Gökçek her türlü ranta ortak ettiği ekibine pek güveniyordu. “Minare-kılıf” ekseninde işlerin tıkır tıkır yürüdüğünü sanıyor, ortak ettiği sözde hukukçuların “sağlam kılıflar” gerekçelerine de güveniyordu. O’nun mantığına göre “herkesin bir fiyatı vardı.” Bedelini bir şekilde ödediği için gerçeklerin bir başka deyim ile yolsuzlukların ortaya çıkmayacağını sanıyordu. Ne de olsa “yargılanmama sözü” almıştı. Dahası sosyal medya üzerinden “atar” yapmayı da ihmal etmiyordu. Geride bıraktıkları “besleme”lerden aldığı yalan-yanlış bilgiler ile Mansur Yavaş’a iftira atma girişimlerinden de halen geri durmuyor. Yoğun sismik araştırmalarla buldukları “saygın iş adamı”nın iftiraları üzerine kurgulanan seçim sonucu gibi giderek batağa saplanmaya devam ediyorlar.