Umutlarla kâbus arasında salınıp duran bir ülke burası. Kıpır kıpır toplumuyla, boyun eğmeyen insanlarıyla; gururu, alçaklıklarıyla, hikayesini heyecanla izlediğimiz Türkiye.
Faşizmin ayak seslerini dinlerken nefeslerimizi tutuyoruz. Ama hiç gerek yok. Bunalmayın, başınız dik, aklınız doğru yerde olsun.
Gelin, eğer İstanbul dolaylarındaysanız, gözlerinizi sanatın uçsuz bucaksız ummanına çevirin, ufuk çizgisindeki özgürlüklere bakın.
İstanbul dünden başlayarak ta 1 Kasım’a kadar, yeryüzünün sanat başkenti. Şehri dünya liginin zirvelerine taşıyan Bienal’in 14’üncüsü dün ilgi ve alakanıza açıldı. Her bienalin bir ana teması olur. Bu seferki, ‘Tuzlu Su’. Şehri Rumelifeneri’nden Büyükada’ya kadar kapsayan etkinliklere 80’den fazla yerli-uluslararası sanatçı katılıyor. 15 bin eser başta İstanbul Modern olmak üzere 40’a yakın mekanda sergilenecek. Dünyanın dört yanından kopup gelen sanat camiası temsilcilerinin sayısı 5 bini aşıyor. Bienali bu yıl en az yarım milyon kişinin ziyaret etmesi bekleniyor.