Yaşlılarda kısır döngü: İlaç 'kaskadı'

Yaşlanmanın biyolojik sonuçları ilaçların çalışması ve etkisini de etkiliyor. Bu sadece ilaç tedavisinin etkinlik ve güvenliğini etkilemekle kalmıyor, olası yan etkileri tedavi edecek başka ilaçların zincir halinde kullanımına, yani ‘ilaç kaskadı’na da yol açabiliyor.

Fotoğraf: AA

Yan etkileri yönetmek için peş peşe ilaç verilmesine ‘reçete kaskadı’ da deniyor.

Yaşlı bireylerin ilaç kullanım oranı, genç erişkinlere kıyasla üç, dört kat daha yüksek. Genellikle birden fazla ilaç rutin olarak alınıyor. Bunun nedeni yalnızca hastalık yükündeki artış değil, aynı zamanda yaşlanmaya bağlı fizyolojik değişikliklerin tedavi süreçlerini karmaşık hâle getirmesi. Uzmanlar bu nedenle yaşlı bireylerde ilaç tedavisine yaklaşımın, genç erişkinlerden farklı olduğu uyarısını yapıyor.

‘Akılcı ilaç kullanımı yaşlılarda temel bir gereklilik’

Türk Geriatri Derneği’nin yayınladığı Yaşlı Sağlığına Güncel Bakış kitabının başlıklarından biri de ‘Yaşlılık Döneminde Akılcı İlaç Kullanımı’ oldu.

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Reşat Aydos akılcı ilaç kullanımının, yaşlılarda temel bir gereklilik olduğunu hatırlattı.

Yaşlılarda ilaç etkileşimleri, gençlere oranla çok daha ciddi klinik sonuçlara yol açıyor. En önemli etkileşim grupları arasında kan sulandırıcılar, psikiyatrik ilaçlar, kalp ve damar hastalıkları ilaçları ve ağrı kesiciler yer alıyor.

Aydos’un verdiği bilgiye göre çok sayıda ilaç kullanımının önemli sebeplerinden biri ilaç kaskatı. Bu, bir ilacın yan etkisinin yeni bir hastalık gibi değerlendirilerek başka bir ilacın başlanmasıyla oluşan bir kısır döngü.

Yaşlı bireylerde sıklıkla görülmesinin nedeni, ilaç yan etkilerinin altta yatan bir hastalık gibi yorumlanabilmesi ve belirtilerin çoklu hastalıklar içinde kaybolabilmesi.

Örneğin steroid olmayan iltihap giderici ilaç (NSAİİ) kullanımına bağlı gelişen hipertansiyonun yeni bir hastalık olarak değerlendirilip tansiyon düşürücü ilaca başlanması.

Bir başka örnekse antikolinerjik ilaçların (sinir iletiminde bazı uyarıları azaltan ilaç) sebep olduğu kabızlık için laksatif eklenmesi veya antipsikotiklere bağlı gelişen parkinsonizmin antiparkinson ilaçlarla tedavi edilmeye çalışılması.

Bu durum tedavi karmaşıklığını artırdığı gibi çoklu ilaç kullanımını derinleştiriyor ve yan etki riskini katlıyor.

Yaşlanma, ilacın vücuttaki hareketi anlamına gelen farmakokinetik süreçlerin tamamını etkiliyor. Emilim, dağılım, metabolizma ve atılım aşamalarındaki değişiklikler, ilacın plazma düzeyini, etki süresini ve yan etki riskini doğrudan belirliyor.

Yine yaşlandıkça reseptör duyarlılığı değişiyor. Değişiklikler ilaçların yaşlı bireylerde farklı ve öngörülmesi zor yan etkiler oluşturmasına neden oluyor.

İlaçların uygun zamanda bırakılması önemli

Çoklu ilaç kullanımı (tıbbi adı polifarmasi), yaşlılarda çoğu zaman beş ve daha fazla ilacın eş zamanlı alınması demek. Bu, ayrıca toplam ilaç yükünün hastaya getirdiği yarardan daha fazla zarar riski taşıdığı bir klinik durum. Polifarmasi tedavinin karmaşık hâle gelmesi, yan etki riskinde artış, ilaç–ilaç etkileşimlerinin çoğalması ve yaşam kalitesinin düşmesi gibi birçok klinik sonucu beraberinde getiriyor.

Düşme riski, kırıklar, deliryum, bilişsel bozulma, malnütrisyon, fonksiyonel kayıplar ve hastaneye yatış oranları polifarmasiyle belirgin şekilde artıyor. Ayrıca ölüm riski daha yüksek olabiliyor.

Akılcı ilaç kullanımı, ilaca başlanması ve sürdürülmesinden ibaret değil. Uygun zamanda ve güvenli şekilde sonlandırılması da tedavi sürecinin ayrılmaz bir parçası.

Özellikle uzun süreli kullanılan bazı ilaçların ani kesilmesinin ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Bu nedenle bağımlılık, yoksunluk, rebound etki (ilacı bırakınca belirtilerin daha güçlü gelmesi) veya hastalık alevlenmesi riski bulunan ilaçlarda doz azaltılarak kesilmesi öneriliyor.

Sarı kantaron, ginkgo biloba mesum mu?

Aydos, bitkisel ürün ve ilaç etkileşimine de değindi.

Bitkisel ürünler ve gıda takviyeleri, toplumda çoğu zaman ‘doğal’ algısıyla daha güvenli kabul ediliyor. Fakat bilimsel olarak bu ürünlerin etkinliği ve güvenliği genellikle yeterli düzeyde değerlendirilmedi.

İçerik standardizasyonu olmadığından, aynı bitkisel ürünün farklı partilerinde etkin madde düzeyleri önemli ölçüde değişebiliyor. Bu durum özellikle yaşlı bireylerde ciddi klinik sorunlara yol açabiliyor.

Yaşlıların büyük bir kısmı bu ürünleri hekim bilgisi dışında alıyor. Örneğin sarı kantaron (hypericum perforatum) gibi bazı bitkisel ürünler, karaciğer enzimlerini uyararak birçok ilacın düzeyini azaltabiliyor. Ginkgo biloba gibi ürünler antikoagülanlarla birlikte kullanıldığında kanama riskini artırabiliyor.

Antik Roma’da kaka ilaç olarak kullanılmış: İlk kanıt Türkiye’den

Deney: Dışkı transferiyle bağırsaktaki kök hücreler yenilendi

Bağırsakları sarhoş edecek kadar alkol üreten adama dışkı nakli