Yalçın Karatepe: Belki de en sarsıcı olanı 'gülümsemenin' bile sınıfsal bir lükse dönüşmüş olması

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Belki de en sarsıcı olanı, “gülümsemenin” bile sınıfsal bir lükse dönüşmüş olmasıdır. Diş sağlığı, dar gelirli haneler için adeta ulaşılamaz bir harcama kalemi haline gelmiş durumda. Veriler gösteriyor ki; en düşük gelir grubundaki hanelerin yüzde 45,4’ü son bir yıl içinde dişçinin kapısından bile geçememiş. Çünkü o kapıdan içeri girmenin maliyeti, evin bir aylık huzuruna ve tenceresine bedeldir. Gelir yükseldikçe bu mahrumiyet azalıyor, en yüksek gelir grubunda diş hekimine hiç gitmeyenlerin oranı %25,5’e düşüyor. Diş sağlığı için harcama yapabilen düşük gelirli hanelerin yüzde 37,6’sı ise bu harcamanın altında ezildiğini belirtiyor.

Bu tablo bir kader değil; bir tercih setinin sonucudur. Ekonomi büyürken risk ve maliyet aşağıya, konfor ise yukarıya taşınıyorsa, orada sağlık da sınıfsal bir merdiven gibi ayrışır. “Piyasacı ekonomistler” teknoloji bölgelerini, dijital dönüşümü veya verimlilik artışlarını konuşadursun; bir ülkede çocuk, babasından gözlüğü değil de dermanı bulunamaz bir ağrıyı devralıyorsa, o kalkınma anlatısı kâğıt üzerinde kalmaya mahkumdur.

Yalçın Karatepe’nin yazısı