Yalçın Akdoğan: Günün sonunda yanlış yapanlar kaybedecek, ama Türkiye kazanacak

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ortada açık bir deşifre olma, duvara çarpma, ipliği pazara çıkma hali var. Otuz yılda sinsi bir şekilde kurdukları bina bir anda tuzla buz oluyor. Paralel yapı, güvenlik ve yargı bürokrasisi içindeki uzantıları eliyle kurduğu tezgahın her şeye muktedir olduğu yanılgısına kapıldı. Siyasi iktidarların üzerinde, ülkenin geleceğine karar verebilecek kadar büyük bir güce ulaştığını düşünmeye başladı. İstihbarat kaynaklı dinlemeler üzerinden herkesi ve her şeyi kontrol edebileceklerine, algı ve yargı operasyonlarıyla siyaset mühendisliğine soyunabileceklerine inandı.

Yapılan işler habis, insanlık dışı ve her türlü değerden azade olduğu için gayretullaha dokunması zaten kaçınılmazdı. Ancak bu işlere bulaşanların çapsızlığı, şımarıklığı ve güç sarhoşu olmaları cami duvarını çabuk bulmalarına sebep oldu.

Bu müptezelliğin, terbiyesizliğin, taşkınlık ve şımarıklığın ulaşacağı nokta başka bir yer olamazdı. Birilerinin sinsi bir şekilde ilmek ilmek onlarca yıldır dokuduğu paralel yapıyı kendisini kurmay zeka sahibi sanan bu çapsızlar birkaç yılda deşifre ettiler, yerle bir ettiler. Onlara Türk demokrasisi çok şey borçlu!

Yalçın Akdoğan’ın yazısı