2025 yılı büyüme rakamlarının sektörel dağılımı, ekonominin motor güçlerinin değişimini net bir şekilde ortaya koyuyor. Yılın mutlak lideri, yıllık bazda yüzde 10,8’lik büyüme oranıyla inşaat sektörü oldu.
Dijital dönüşümün ve teknoloji odaklı hizmetlerin ekonomideki payının artması, yapısal bir değişimin işareti olarak okunabilir.
Sanayi sektörü ise yıl genelinde yüzde 2,9 büyüyerek genel ortalamanın altında kaldı.
Buna karşın, 2025 yılında makroekonomik görünümün en kırılgan halkası tarım sektörü oldu. Tarım, ormancılık ve balıkçılık faaliyetleri yıl genelinde yüzde 8,8 oranında daralarak büyüme üzerinde ciddi bir aşağı yönlü baskı oluşturdu.
Özetle 2025 yılı, Türkiye ekonomisi için hem bir direnç testi hem de sektörel ayrışmaların netleştiği bir yıl oldu. yüzde 3,6’lık büyüme oranı, gelişmekte olan ülkeler ortalamasıyla uyumlu görünse de büyümenin iç bileşenleri bazı risklere işaret ediyor. İnşaat ve tüketime dayalı büyüme ivmesinin yanına, tarımsal üretimin restorasyonu ve ihracatın yeniden canlandırılması eklenemediği sürece büyümenin kalıcılığı sorgulanacaktır.
2026 yılına girerken, ekonomi yönetiminin “nitelikli büyüme” hedefine odaklanması elzemdir.