Volkan Öngel: Ekonomi yönetiminin 'nitelikli büyüme' hedefine odaklanması elzemdir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

2025 yılı büyüme rakamları­nın sektörel dağılımı, ekonomi­nin motor güçlerinin değişimi­ni net bir şekilde ortaya koyuyor. Yılın mutlak lideri, yıllık bazda yüzde 10,8’lik büyüme oranıyla inşa­at sektörü oldu.

Dijital dö­nüşümün ve teknoloji odaklı hiz­metlerin ekonomideki payının artması, yapısal bir değişimin işareti olarak okunabilir.

Sanayi sektörü ise yıl genelin­de yüzde 2,9 büyüyerek genel ortala­manın altında kaldı. 

Buna karşın, 2025 yılında makroekonomik görünümün en kırılgan halkası tarım sektörü ol­du. Tarım, ormancılık ve balıkçı­lık faaliyetleri yıl genelinde yüzde 8,8 oranında daralarak büyüme üze­rinde ciddi bir aşağı yönlü bas­kı oluşturdu. 

Özetle 2025 yılı, Türkiye eko­nomisi için hem bir direnç tes­ti hem de sektörel ayrışmaların netleştiği bir yıl oldu. yüzde 3,6’lık büyüme oranı, gelişmekte olan ülkeler ortalamasıyla uyumlu gö­rünse de büyümenin iç bileşenle­ri bazı risklere işaret ediyor. İn­şaat ve tüketime dayalı büyüme ivmesinin yanına, tarımsal üre­timin restorasyonu ve ihracatın yeniden canlandırılması eklene­mediği sürece büyümenin kalıcı­lığı sorgulanacaktır.

2026 yılına girerken, ekonomi yönetiminin “nitelikli büyüme” hedefine odaklanması elzemdir.

Volkan Öngel’in yazısı