Vecdi Sayar: Sanat lüks mü?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İnsanımızın temel beklentisi yaşam kalitesinin yükselmesidir hiç kuşkusuz. Peki, yaşam kalitesinden anlaşılan ne? Belirli bir gelir düzeyine ulaşmak, uygar yaşamın araç-gereçlerine, mümkünse en yeni modellerine sahip olmak… Bu gerçeği bilmemiz, buna teslim olmayı gerektirmiyor. Uygar dünyada yaşam kalitesinin en temel ölçütleri arasında, sanatsal etkinliklere katılım oranı, yani tiyatroya, sinemaya, konsere gitme, kitap okuma oranlarının yer aldığı unutulmamalı. Bugün hala pek çok kentimiz performans sanatlarının ihtiyaçlarına cevap verecek salonlardan yoksun. SODEV’in yerel yönetimlere yönelik bir anketini anımsıyorum. Tiyatro salonunuz var mı sorusuna belediyelerin kültür müdürlerinin cevabı, “evet var” olmuştu. Gerçekte, büyük bir çoğunluğu sanatsal etkinlikler için çok yetersiz ‘çok amaçlı” salonlar… Mekansal ihtiyaçların karşılanması da yetmiyor. Bu mekanlarda düzenlenecek etkinliklerin halkın kültür düzeyini yükseltmek amacı doğrultusunda özenle seçilmesi gerekiyor.

Bu seçim zaferini büyük ölçüde ‘boş tencere’ ile kazanmış olabiliriz; ama bunun bir sürdürülebilirliği yok. Cumhuriyete, demokrasiye, bağımsızlığa, özgürlüğe ve insan haklarına tutkuyla bağlı bireyler yetişmesi için çok çaba göstermemiz gerekiyor. Anaokulundan üniversiteye tüm eğitim sistemini dindar ve kindar nesiller yetiştirme hedefi doğrultusunda yeniden kurgulayan siyasi iktidarın yol açtığı hasarı tamir etmezsek, seçim kazanmak için yeniden sağa çark etme formülleri aramaya başlarız. İşte bu yüzden sanatsal etkinlikleri ‘lüks’ kabul edip, onlardan tasarrufa gitmek yerine, bir sanat seferberliği için kolları sıvamak gerekiyor.

Vecdi Sayar’ın yazısı