Ünal Çeviköz: Gerçek bir demokratikleşme olmadıkça 'sorunu çözdüm' demek zordur

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’nin Kürt sorununun çözümü ne Abdullah Öcalan’ın hapisten çıkmasıyla ne de terör örgütünü lağvettiğini açıklamasıyla biter. Öcalan böyle bir açıklama yapsa bile, bunun terör örgütü tarafından kabul edileceğini garanti edebilecek bir konumda olduğunun şüpheli olduğu birçok gözlemci tarafından öne sürülüyor. Aslında bu gerçeğin herkes gibi iktidar da farkında. O zaman bir çok kişinin “acaba bu çıkışın ardında iktidar ile DEM parti arasında bir ittifak sağlanması amacı mı yatıyor?” sorusunu sormalarını haksız bulmak güçleşiyor. Bu durumda, TBMM’nin bu döneminde yeni bir anayasa hazırlanmasını kendine tek hedef olarak belirleyen iktidarın, bu yolda yanındaki safları sıklaştırmayı amaçladığı izlenimi de ister istemez kuvvet kazanıyor.

Peki, Kürt sorunu nasıl biter? Elbette, Kürt sorunu denilen sorunu terör sorunundan ayrı düşünmek mümkün değil. Türkiye’de gerçek bir demokratikleşme olmadıkça, sadece Kürtlerin değil tüm vatandaşların özgürlüklerine kavuştukları bir ortam sağlanmadıkça, AİHM’in Öcalan ile ilgili “umut hakkı” çağrısı dikkate alınıp da Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’ın haklarında verilen hükümlerin siyasi amaçlarla hukukun istismarı olduğu ve derhal serbest bırakılmaları gerektiği şeklindeki kararları dikkate alınmadıkça, “sorunu çözdüm” demek zordur. Terör sorununun çözümü de esasen bu demokratikleşme sayesinde atılacak adımlarla kolaylaşacaktır. Öcalan’ın hapisten çıkmasının vicdanları en az rahatsız edeceği an da o zaman olacaktır.

Herhalde halk merak ediyordur. 2023 seçimlerinde “muhalefetin adayı Kürtlerle, teröristlerle, terör odaklarıyla, terörü savunan siyasi partiyle işbirliği yaptı” iddialarına dört elle sarılıp bağır bağır meydanlarda bunun propagandasını yapan iktidar ortakları, bugün aynı konuma nasıl geldiler acaba? Muhalefetin görevi, demokratikleşme adı altında sunulan bu prematüre paketin ardındaki asıl maksadın ne olduğu konusunda halkı aydınlatmak olmalıdır.

Ünal Çeviköz’ün yazısı