Memleketin sosyal güvenlik, sigorta performansı malum. Taşeronlar, biberonlar malum. O yüzden esas sayıya yaklaşan, SGK değil, o “Meclis” olabilir ancak! Kaldı ki, yine SGK istatistiklerinin hiç bakmadığımız bir sayfası var:
Her yıl meslek hastalıkları sonucu ölenler. Öyle genetik değil, evde değil, işyerinde işinden dolayı bedenine yerleşmiş hastalıklar, yuttuğu kömür tozları, tiner kokusu, kimyasallar, kot taşlama zehri gibi “işyeri saldırıları” sonunda, bazen yavaş yavaş, bazen çok daha hızlı tükenenler. Onları da katınca “yıllık işçi ölümü sayısı” 2 bin 500’ü buluyor.
Bu sayılara esasen yine “iş-işyeri katliamı” olan “Afyon patlamasının 25 askeri”, Karşıyaka’da“Alaybey Tersanesi’nin 10 askeri”, helikopterlerle düşenler, yollarda can veren askerler dahil değil. Onlar ayrı istatistikte! Böyle büyümeye böyle ufalanma normal tabii! Böyle zenginleşenlere böyle buharlaşanlar olağan tabii! Böyle yoksulluğa böyle yok olma münasip tabii!