Seçim, insanın kendi kaderi kadar toplu kaderi adına da yapabildiği, kader sayılanları değiştirme imkânlarından biridir.
Demokrasi en azından kavram olarak budur.
Ama “demokrasi”nin esasında en şekli hali olan “sandık” insanların bir an için en çok eşit olabildiği tek an ve imkândır.
Tabii “kader”i manipüle edebilen hile, hurda filan olmadığında.
Onun bile esasında eşit olmadığını biliyoruz.
Propaganda gücü, parasal kaynaklar, adayların sınıfsal dağılımının esasında toplumun milyonlarca yoksulunu, sıvasız hanesini çok temsil etmediği gibi.
Yine de “en eşitlikçi” işte.