Bakın memleket tarihi nasıl hızlı, nasıl değişim-dönüşüm içinde, nasıl “sürekli devrim” gibi akıyor…
Ve yine de her şey eskisi gibi oluyor!
Tam 19 yıl önce “Susurluk kazası” vesilesiyle millet (aslında o zamana kadar bilmemesi, üzerinde durmaması ayıp) olan bir “hakikat” keşfetti:
Devlet kirliydi, nice icraatı kirliydi, “Terörle mücadele” adı altında kurulmuş kimi birimler, onların işbirlikçileri dibine kadar kire, çamura batmıştı.
Ve kir sadece ellerin karasından ibaret değildi; eller kan içindeydi!
O günün “mağdur”u bugün çok mağrur.
O fazla sorgulamadığı devlet mekanizması da elinde.
Hatta iki elinde.