Bir şeyin ‘karşıtına dönüşmesi’ni ispat için ne diyalektiğe, ne kimyaya ihtiyaç var canım ülkemde. Dönüşüyor, öyle rahat, öyle hızlı, öyle kökten dönüşüyor ki. Seni temizlemek istemişler…
Bundan sana kalan tek ders başkalarını kazımak oluyor. Fakat mesele şu ki:
Burası uzun geçmişi, çok renkli, çok kökenli nüfusu, bin tür hayalleri, dini-kültürel-sosyal çeşitlilikleri olmuş, hala olan bir memleket. ‘Temizlik’ burada ilaç değil, yaraları azdıran bir zehirdir çoğu zaman.
Dış kanamayı durdurdum sananlar iç kanamayı çoğaltmıştır. Elbette bu yollar tarih boyu, her memlekette çok tercih edilmiştir. Elbette, muktedir kimse, ona en münasip bu gelir. Ama hakikaten dramatik, acı ve ironik olan şu:
Bu kadar çok ‘hain, düşman, terörist, ajan’dan bahsedilen bir ülkede, tarih boyunca en çok kullanılan sözcüklerin ‘Birlik ve beraberlik’ olması.
Aslında öyle: Temizlikte birlik, temizlikte beraberlik, temizlikte hep aynı hikaye!
Temizlendikçe kirlenen bir şeyler var işte.