Eğer farkındaysak, kabaca üçe ayrıldık: Bu yeni cehennemi “açılım”a bağlayanlar. Bu yeni cehennemi “iktidarın savaş politikası”na bağlayanlar. Bir de üçüncüler: O zaman onu, şimdi bunu doğru bulanlar. İlk grup milliyetçi, ulusalcı olabilir. İkinci grup çeşit çeşit muhalif. Ama her ikisi de iktidardan biliyor cehennemi. Her ikisinde de AKP’ye oy vermişler de bulunabilir.
Ama üçüncü grup “Saraycı” olmalı külliyen yahut büyük ölçüde. Çünkü “bir fani”nin öyle de böyle de yanılmaz olduğunu düşünmek, kör kütük her ikisini de doğru bulup her iki durumda da başkalarını ihanetle suçlamak için, ya başı dönmüş ya gözü dönmüş olmak lazım. AKP’ye oy vermiş milyonlarca insan içinde, iktidara, ama özellikle “Reis”e en ufak sözü olmayanların oranı her ne ise, onların büyük bölümünün başı dönmüş olmalı,
Onların çoğu da evlatlarını yitirebilen sıvasız hanelerden. Ama esas bir “demir çekirdek” var ki… Onlar ancak gözü dönmüş olabilir. Esasen bu ülkeye kendilerinin benimsettiği, büyük ve kesin söz verdikleri barışı şimdi “öldürdükleri” için değil sadece.
Bu çocuklara hayat vaat ederken ölüm sundukları… Ne var ki bütün bu yoksul ölü hikayelerin gözünün içine baka baka, gözüne soka soka bir arsızlık imparatorluğu inşa ettikleri için. Belki o yüzden, daha çok şehit anası, babası, eşi haykırıyor; “bu milletin şeyine koyacağız” diyenlerin düzenine! Aynı sayıda kaybın olabilir… Ama hiçbir şey eskisi gibi değildir!