Hadi varlıklılar bir yana da, Anadolu’da mütevazı, İstanbul’da yoksul bir ailesiniz; okutmak istediğiniz çocuklarınız var.
Gördüğünüz manzara şu: Oy verdiğiniz, gönül verdiğiniz iktidar, “Cemaat okulları”nı, olimpiyatlarını, yurtlarını, kadrolarını, “efendi”sini övüyor da övüyor. Oralardan geçen çocukların “önü açık” oluyor. Sadece sınav soruları çalındığı için değil. Kadrolara öncelikli alındığı için.
İşte sadece muskaya, cine, Hoca’ya, “paralel”e güvenerek değil; ama iktidarın da övgüsüne, desteğine, işaretine, icraatına güvenerek, sarılarak, onu dikkate alarak çocuğunuz o okullardan, yurtlardan, üniversitelerden geçiyor. O sayede kadro, iş, kariyer sahibi oluyor.
Sonra “efendininkiler” darbe girişimi yapınca, o okullar da haliyle lanetli, o diplomalar geçersiz, o işler, kadrolar “darbeci” sayılıyor toptan.
Belki öyledir, belki hepsi değildir. Ama ne olursa olsun, en azından 11 yıl boyunca iktidarın da referansı, açık çeki, hamili kartı var!
İşte bu da çok büyük bir özür, özeleştiri gereği! Hatta daha fazlası.