İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD’yle Umman’da ‘iyi bir başlangıç’ yaptıklarını söyledi.

Umman’ın başkenti Maskat’ta görüşme Türkiye saatiyle (TSİ) 11:00’de başladı ve yaklaşık altı saat sürdü. Dolaylı görüşmede heyetler şunlardan oluştu:
ABD heyeti
- ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff
- Trump’ın damadı ve danışmanı Jared Kushner
- ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Brad Cooper
İran heyeti
- Abbas Erakci
- İran Siyasi İşlerden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi
- İran Ekonomik İşlerden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Hamid Kanberi
- İran Dışişleri Bakanlığı Hukuk İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Kazım Garibabadi
Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, Erakçi’yle Witkoff arasındaki iletişime aracılık etti.

‘İyi bir başlangıç, karşı taraf dinlendi’
ABD’den açıklama gelmezken Erakçi, İran devlet televizyonuna şunları söyledi:
“Bakış açılarımız birbirimize iletildi, bu çok önemliydi. Endişelerimiz, çıkarlarımız ve İran halkının hakları iletildi.
Çok iyi bir atmosferde gerçekleşti ve karşı tarafın görüşleri de dinlendi.
Müzakere heyetlerinin istişareler için ülkelerine dönecek. İyi bir başlangıç yaptık. Nasıl devam edeceğimiz konusunda temas kuracağız. İyi bir başlangıç oldu.
İstişare edildikten sonra görüşmelerin nasıl devam ettirileceğine dair bir karar verilecek. Görüşmelerin devam ettirilmesi ilkesinde bir fikir birliği olduğu görülüyor.
Sürecin devam etmesi konusunda mutabık kalındı. Hemen yargıda bulunmak istemiyorum fakat görüşmeler bu şekilde devam ederse, üzerinde anlaşmaya varılmış bir çerçeveye ulaşılabilir.”
İranlı bakan, Haziran 2025’te müzakereler devam ederken İsrail ve daha sonra ABD tarafından saldırıya uğradıklarını hatırlatıp “Öncelikle bu güvensizliğin üstesinden gelmeli ve müzakereler için bir çerçeve belirlemeliyiz” dedi.
Erakçi sözlerini şöyle sonlandırdı: “Bence iyi bir başlangıçtı ve iyi bir şekilde devam edebilir ancak bu karşı tarafa ve elbette Tahran’da alınacak kararlara bağlı.”
ABD ve İran ne istiyor?
Müzakerelerde, uranyum zenginleştirme ve İran’daki yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması gibi konular, taraflar arasındaki temel anlaşmazlık.
İran, nükleer programını atom bombası üretimini engelleyecek şekilde kısıtlama karşılığında yaptırımların kaldırılmasını isterken ABD, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını ve yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyumu ülke çıkarmasını talep ediyor.
ABD yönetimi ayrıca İran’ın füze programını ve bölgedeki silahlı gruplara desteğini de müzakere masasına getirmek istiyor.
İran’sa nükleer program dışındaki konuları müzakere etmeyeceğini bildiriyor.
Ne olmuştu?
İran’da 28 Aralık 2025’te paranın değer kaybı ve enflasyon nedeniyle esnafın başlattığı protestolar ülke geneline yayılmış, günlerce sürmüştü. ABD Başkanı Donald Trump, ilk günlerden itibaren gösterilere destek vermiş, 13 Ocak’ta “İranlı vatanseverler protestolarınıza devam edin, yardım yolda” demişti.
14 Ocak’ta Reuters’a konuşan İranlı üst düzey bir yetkili, ABD’nin saldırısı durumunda Tahran yönetiminin Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) veya Türkiye’deki ABD üslerini hedef alabileceğini söylemişti.
Protestoların devamı ve gerilimin tırmanışı, ABD’nin İran’a askeri müdahalede bulunacağı yorumlarını beraberinde getirmişti.
Ancak Trump 14 Ocak’ta “Bize, İran’da infazların durdurulduğu bildirildi. Şu anda bir infaz planı ya da idam yok” demiş, 16 Ocak’ta da ‘800’den fazla idamı iptal ettiği’ İran’a teşekkür etmişti.
Amerikan haber sitesi Axios, 18 Ocak’ta Trump’ın İran’a olası bir saldırıdan diplomatik temaslar, bölgesel müttefiklerin tepkisi ve lojistik engeller nedeniyle vazgeçtiğini yazmıştı.
Sonrasında 26 Ocak’taysa ABD, İran yakınlarına USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve beraberinde üç savaş gemisi göndermişti.
Trump 28 Ocak’ta da bir filonun daha İran’a doğru hareket ettiğini söyleyip “Zaman daralıyor. Bu gerçekten önemli. İran’a daha önce dediğim gibi, anlaşma yapın” demişti.
Ardından İran yakınlarına çok sayıda gemi gönderdiklerini belirterek şöyle konuşmuştu: “Anlaşma yaparsak bu iyi olur, anlaşma yapamazsak neler olacağını göreceğiz.”